11 Ağustos 2020

ALADAĞLAR-CIMBAR KANYONU YENİ ROTA ‘CIMBARETTA’

(Fotoğraflar: Tunç Fındık, Zorbey Aktuyun)

4 ağustos günü, Aladağlar’daki bu sefer için son günümüzde, sevgili Zorbey Aktuyun ile beraber, Cımbar kanyonunda yeni bir geleneksel çok ip boylu rota tırmandık. Böylece ben 11 gün içinde 7 farklı yeni rota çıkmış oluyordum:-) Bu sefer tırmandığımız rota Cımbar çataldan sonra sol kolda, biraz ilerleyince sağ yüzdeki belirgin sırt hattıdır; çok bariz olan büyük slab duvarın solunda kalan keskin sırt/mahmuzdur. Bu rota ona ilk dikkat ettiğim temmuz ayı başından beri aklımdaydı, şimdi ise cebimizde:-) Velhasıl, bu enteresan ve güzel geleneksel tırmanışın bir diğer özelliği de, istasyonlarının boltlu olup, tırmanıcıya rotadan görece kolay  inmek seçeneğini  tanımasıdır. ‘Cımbaretta’ adını verdiğimiz  bu tırmanış, 240m ve 5 ip boyu uzunlukta, IV+, VI+ derece zorluktadır.

Rota, boğazın içinde sol tarafında Recep İnce ve Süleyman Vardal arkadaşlarımızın daha eski dönemde açtığı alpin spor rota olan ‘Bismillah‘ın sağındadır , sağ uzağında ise 25 temmuzda yeni çıktığımız ‘Bizim Mehmet’ rotasına uzak olmayan bir konumdadır. Rota tabanına Cımbar boğazı ağzından 30 ila 40 dakika trekle ulaşılıyor; Cımbar sol kol patikasından yükselişte bu belirgin sırt/mahmuzun tabanına çıkmak için  büyük bir keler/mağara’nın sağından çarşak ve kayalardan yükselişle, 50-60m kadar irtifa alınıyor (II, III). Tırmanış sırtın dikleştiği noktada başlıyor.

1.ip: Kolay ve zevkli tırmanış veren  sırtın sağlam kayalarından, tam kenardan yükseliş; sırtın omza çıkıp yattığı taraça/sette, sırttan 8-9 m kadar açıkta tek bolt+kumsaati istasyonu var, IV+ 55m

2.ip: Sırt/mahmuz dikleşerek, biraz daha zorlaşarak, sırttaki kırıklar ve çatlaklar arasından, genelde dikey doğrultuda  devam ediyor. Sırtın ip boyu sonunda keskin bir omza ulaştığı yerde, sağ taraftaki daracık bir kaya seti üzerinde 2 boltlu istasyon bulunmaktadır, V+ 55m

3.ip: Keskin sırtın tepesindeki kılçıksı yapı  geçilince, sırtın duvara dönüştüğü yerde önce dikey doğrultuda, sonra  yükselerek sağlı (ara emniyeti sınırlı   geçiş, boşluklu ve zor)  pasajla, sağ taraf  yüzeyde belli belirsiz devam eden bir  çatlağa giriliyor (VI+, ara emniyet sınırlı ve mikro malzeme). Çatlağı tıkayan  ufak ardıçın arasından sıkışılarak bacamsı dikey çatlak ile yukarı devam ediliyor. Bu açık, kulvarımsı çatlak sırta çıktığı yerde bir baca-çatlağa dönüşüyor ve somn kısımda gri sağlam kayalardan çıkılan sığ köşe-sette, sağda 2 boltlu istasyon, zevkli ve güzel etap, VI+ 55m

4.ip: Daracık, altı boş sette 4m kadar boşluklu sol  travers ile yukarı, hafif sağlı yükselerek  devam eden gri, çatlaklarla bölük  yüzeyde tırmanışla, üstteki ağacı geçerek, setin en üzerindeki ufak kaya duvarındaki 2 boltta  istasyon, IV+ 45m

Bu noktada, kıyısında olduğunuz  taşlı ve otlu terasta 20-25m kadar, yukarıdaki olan ve alttan kendini göstermeyen  sarı renkli  dikey zirve duvarı tabanına yürünüyor (I, II)

5.ip: Sarı renkli dikey zirve duvarının kabaca orta kısmındaki  vertikal sağlam duvar tırmanılır (VI+, bu etapta ara emniyet, çoğu mikro stopper ve friend olmak üzere iyi sayılır). Giriş kısmı sığ bir girinti, orta kısmı dikey- göbekli, az da olsa iyi  tutamaklı bir pasajdır. Devamındaki kolaylaşan  gri sağlam köşeler ve çatlaklar ile (küçük kumsaatinde ince ip var) hafif sollu tırmanılarak  tepede eğimin yattığı  büyük taşlı platonun kıyısında kumsaati+bolt istasyonuna varılır, VI+ 30m.

Tırmanış burada sona ermektedir; artçı sırtında ayakkabıları taşıdıysa,  platodan 1 saatte kolay yürüyüşle Cımbar boğazı girişine inmek basit ve mümkündür. Tabii, istasyonlar boltlu olduğu için rotadan da inilebiliyor. Fakat burası bir sırt hattı olduğu için inişlere azami dikkat göstermek gerekli, zira sırt hattı sizi sağa sola atıyor ve istasyonlara ulaşımda ip manevraları, pandül yememek için biraz ayak oyunları lazım. Ve tabi, engebe ve yatay mesafe nedeniyle ipi çekerken takılması ihtimali olduğunu unutmamak gerekiyor; bunun için her ip inişinde  ipin sıkışmadan gelip gelmediğini kontrol etmek şart.  Sözkonusu iple  1. iniş, en tepe istasyondan sete 40m iniş ile başlıyor (setin aşağı bakıştaki sağ tarafı daha derinde ve doğal olarak oraya iniliyor).  Sette 25m kadar alt istasyona yürününce, buradan 2.ip inişi 45-50m kadar. Varılan istasyondan yapılan 3.iniş en kritik etap, çünkü keskin ve dik sırt sizi sağ tarafa açmaya çalışırken, siz daha sola geçmeye çalışıyorsunuz. Bu etap neredeyse 60m kadar iniş ile alt istasyona vardırıyor. Son ve 4. ip inişi ise (ilk istasyonu kullanmadan kısayoldan yere varmak için) doğrudan 60m aşağı bakışta sol tarafta kalan yarıntı-boğaz tabanına yapılıyor. Buradan da 50-60m kadar boğazın içinde çarşak ve  kayalarda serbest iniş ile (II, III), rota tabanında olunuyor..

Tırmanış iki kişilik ekibimize ortalama 3.5 saat sürdü; iple iniş ise 1.5 saat kadar zaman aldı.

Bu tırmanışta mutlak 60 metrelik çift ip kullanmanızı öneriyoruz, çünkü  istasyonların çoğu 55-60m uzaklıkta ve rota bir sırt hattı olduğu için çok yan geçiş var. Tırmanışta mikrolar ve büyükler dahil tam iki set yaylı tıkaç (camalot, totemcam ve linkcam), tam set telli stopper takozu ve bol uzun perlonbant (hayati!)  kullandık. Birkaç tane sikke taşıdığım halde kullanmaya gerek olmadı, emniyet noktaları temiz tırmanış için son derece yeterli ve genelde iyi.

Yorum olarak; Sağlam, gri ve masif  kaya yapısında, elegant ve güzel, dik, boşluklu bir geleneksel tırmanış oldu. Tabi ki aralıklarla gevşek bloklar ve çürük taşlar bulmak mümkün, bu konuya da azami dikkat.. İstasyonlarında bolt var diye bu rotanın temizlenmiş bir alpin-spor rota olduğunu düşünmemek gerekiyor. Not olarak, tekrar etmek gerekirse, iniş rotadan yapılacaksa iyi hesaplamak ve  dikkat etmek çok   doğru olur.. Bu rotanın istasyonlarını neden boltladığımıza gelirsek, insanlar derece ve zorluktan bağımsız olarak,  istasyon kurma zorlukları ve acil halde rotadan inmek durumunun stresi nedeniyle, çoklukla geleneksel tırmanışa girişmekten çekiniyorlar. Boltlu istasyonlar, özellikle de böyle ‘klasik duvar tırmanışı’ statüsü alabilecek güzel hatlar için tekrar konusunda, özendiricilik adına  önemli bizce. Tabii Zorbey ile ikimiz de bu düşüncede olduğumuz için bunu yaptık.

İşte böyle! Bakalım Aladağlara ne zaman beraber geri döneceğiz , hiç şüphesiz yakında. Teşekkürler Zorbey, bu güzel dağ günü için..

Dağ ve tırmanışla, sağlıklı ve neşeli şekilde kalın!

 

 

Bu yazı yorumlara kapalı.