29 Ağustos 2018

ALADAĞLAR-KÜÇÜK DEMİRKAZIK (3425m) GÜNEY YÜZÜ YENİ ROTA ‘1071’

(Fotoğraflar: Tunç Fındık, Burak Gürer, Kemal Doğan ve bir adet havadan fotoğraf: Gökhan Şifan)

Aslında bu sefer dağa gelirken aklımızda Kocasarp taraflarında birşeyler yapmak vardı ağustos ayının son haftasında, sevdiğimiz Aladağlarda. Ancak benim aklımda geçen aylarda (temmuzda) Tafa ile girip yağışlı hava riski  nedeniyle tamamlayamadığım bir Küçük Demirkazık rotası da  dönüp dolaşıyordu. Sonunda dostlarımla Küçük Demirkazık güney yüzündeki bu betonvari sağlamlıktaki  ‘kireçtaşı yolculuğu’nda karar kıldık. Bu sabahki takımımız, Gaziantep’ten Burak Gürer ve Kemal Doğan dostlarımdan oluşuyordu; önceki günün Paşa Tepe tırmanışı ardından Murat bugün başka bir yerlere gidecekti.  Bu saydığım tüm ekiple Nurhak’ta, Düldül’de ve Köklüce kanyonunda  bolca kaya çıkmış, geleneksel olsun, boltlu olsun, uzun ve kısa olsun, yeni rotalar açmıştık. Kısaca yabancı değildik ekip işine. Böylece bu serin, güzel, karanlık gölgeli sabahta  Demirkazık kuzey duvarı tabanından, Küçük Demirkazık klasik rotaya gider gibi hareket ettik.  Gerçekten dağda olma neşesini veren, harika ve enerjik bir sabahtı, buradan başka bir yerde olmak istenmeyecek kadar hoş bir gün başı!

Bu gibi düşüncelerle Küçük’ün güneyine sarktık ve 3000 metrelerde  rotanın tabanına vardık. Küçük Demirkazık, Aladağlar’daki en iyi kayaya sahip  bir kayalık dağlardandır ve sanırım yakınlığı, konumu ve kaya kalitesi sebebiyle de oldum olası tercih sebebimdir. Bugün bu yarım kalmış rotaya girmek güzel olacaktı sanki… Küçük’ün güney sırtı oldukça belirgindir; bu mahmuzumsu kayalık sırtın tam sağındaki  çanağımsı slab kulvarından girecektik. Vee, serin gölgede hızlı bir hazırlık, ipler açılıp  düzenlendi,  kılıç kından sıyrıldı (pardon, friend kaya çatlağına girdi!) ve Burak ilk ip boyunu tırmanmaya girişti.  Toplam 6 saat 15 dakika sonra, 500m ve 9 ip boyu, geneli V+ derece, bazı iplerde VI- derece gibi zorlukta süren bu tırmanışı zirvede yeni bir hat ile sonlandırdık ve ismini günün geyiğine uygun olarak (26 ağustostu ve Bizansı tekme tokat dövdük ya yüzyıllar önce Malazgirtte:-) ‘1071’ koymayı  uygun bulduk. Rota  gerçekten mükemmel kalitede, adeta betondan döküm  kireçtaşı kayada, iyi ara emniyetlerle şahane tırmanış verdi; dik, zevkli baca-çatlaklar, offwidth çatlak, tertemiz slab (kazankaya) etapları.. bir rüya adeta!

Bu rotanın bir varyantını Tafa yıllar önce  asker dostumuz Gökhan Şifan ile çıkmış olduğunu anlatmıştı, ancak sanırım bizim rota (özellikle üst kısımda) tamamen farklı, genelde güney sırtı yakını bir güzergah izliyor.  Tanımlamak gerekirse,  bizim rota 3000 metrelerde güney sırtının sağındaki bir slab kulvarından giriyor (hedef, tepeye devam eden ve sollu dolanarak güney sırtının kenarına varan  belirgin çatlak hattıdır). Bu ip boyu  daraldığı  boğaz gibi yerin üzerindeki sette sonlanıyor (1.ip:  IV, 55m). Ardından yukarıdaki çatlağa ulaşan dikleşen, harika slab çıkılıyor, güzel ve çok sağlam etap (üstteki  kısmında kumsaati -ve buna bıraktığımız kalın ip- var, 2.ip: V+ 60m). Belirgin bir etap olan derin, emniyeti kıt, temiz slabı bölen  offwidth’imsi slop tutuşlu basışlı  baca tırmanılıyor, zevkli tırmanış (sola yükselen baca-çatlak tabanına kadar, 3.ip: V+40m). Bu noktadan (bir önceki kez Tafa ile yaptığımız gibi temiz yüze doğru giden baca yerine) sollu dik çıkan, zor girişli  dikey baca-çatlağa giriliyor ve ip boyunca, neredeyse sırta dek çıkılıyor, zevkli etap (4.ip:  VI-50m). Kısa ve zorca, son kısmı çürükleşen çatlak etabıyla güney sırtı üzerine çıkılıyor (5.ip: V+ 30m). Bu noktanın devamında sırtın kendisinin dik ve emniyeti olmayan bir hal alması nedeniyle sırtın sol yanına geçmek opsiyonunu kullandık; geniş bir babada uzun bir perlonbant bırakarak soldaki slabların setine 45m kadar iple indik.  Devamında zevkli sürtünme veren bir slab ile başlayan, kolayca sollu baca-rampa-çatlakta uzun bir ip boyu ile dikleşen zemine varılıyor, zevkli etap, sağlam kaya (6.ip: III+ 60m). Bu noktadan sonra  uzanan  slabı dikey yönde , hassas tırmanış gerektiren, küçük tutuşlu bir etapla tırmanarak (soldaki çürüklüğe değmeden) hafif sollu bir sete varılıyor; sette istasyon (7.ip: V+ 50m). Zevkli bir uzun etap, tepede uzanan geniş, tertemiz slabı önce dik, sonra az sollu, sonra da sağ çapraz tırmanışla aşıyor. Bu etabın ilk kısmı emniyet aramayı gerektiren, sürtünme tırmanışı,  ardından ikinci kısımda slabı bölen harika bir  çatlağa giriliyor  ve çatlak sonunda (ve tam ip sonunda) mükemmel bir ‘kartal yuvası’na, üç kişinin yanyana tam sığacağı ve iki kumsaati içeren bir oluk’a  varılıyor (8.ip: V+ 60m). Bu harika etabı, kovuktan dik çıkışla bir slabı bölen delikler çıkılarak,  Küçük Demirkazık zirvesinin sırtına (güney sırtı) varış takip ediyor; bu etap zirvenin 25-30m kadar altında sırtta sonlanıyor (buradan sonra her nasılsa garip bir çürüklük var!) (9.ip: IV- 60m). Bu son kısımda basit tırmanışla 30m içinde zirveye ulaşılıyor (II). İniş klasik rotadan..

İşte böyle! Harika bir havada, harika bir rotada, harika dostlarla yapılan bir teknik çıkıştan başka ne isterdim ki?  Bu Aladağlar seferinin  olmasını sağlayan  Gaziantep ve Kahramanmaraş Zirve Dağcılık’a ve beraber tırmandığım arkadaşlarım Burak, Kemal ve Murat’a gönülden teşekkür ederim. Yakında- yine bir kayalık alanda, yine bir dağda!

 

 

 

Bu yazı yorumlara kapalı.