|
2000 yılının ocak ayında, İran'ın en yüksek dağı olan 5671 metrelik
Demavend dağına tırmanmak için beş kişilik bir ekip olarak Tahran'a
uçtuk. Ekibimiz ben, Nasuh Mahruki, Efecan Aytemiz, Yılmaz Sevgül
ve Sinan Haliç'ten oluşmaktaydı ve İran Dağcılık Federasyonu'nun
resmi bir davetiyle gelmiştik - Demavend Dağı'na, içerisinde 2 Amerikalı,
2 Ukraynalı, 1 Singapurlu, 1 İrlandalı ve 5 Türk olmak üzere 11'i
yabancı toplam 200 dağcı, dört değişik rotadan tırmanacaktı! Böylece
22 ocak sabahının çok erken saatlerinde yaklaşık 40 kişilik bir
İranlı dağcı grubu ile Yılmaz, Nasuh, ben ve sevdiğimiz İrlandalı
arkadaşımız Brian McDermott dağın kuzeydoğu yüzüne, Efecan ve Sinan
da başka bir İran ekibiyle dağın klasik rotası olan güney yüzüne
doğru hareket ettik.. Bu resimde, Tahran'ın 100 km. kadar kuzeydoğusunda
yeralan Demavend dağı'nın klasik rotası olan Güney yüzü görülmektedir.
İlk günün sabahında 1800 metredeki bir köyden yürümeye başladık
ve bütün gün derin bir kanyonu izleyerek tırmanıp, 2850 metrede
kampımızı kurduk. Bu fotoğrafı ertesi sabah güneşin doğuşu sırasında
çektim- buz gibi soğukta kızıl bir Demavend.. Demavend'in bu yüzü
klasik rotasına nazaran daha dik ve üst kısmında bir buzul alanı
var, dolayısıyla klasik rotaya göre tırmanışı -özellikle kışın -
daha sorunlu.
İkinci gün, ekipteki 40 kadar İranlı dağcı, 3500 metrede tek sıra
halinde (!) dağın kuzeydoğu yamacına doğru ilerlerken.
Demavend Dağı'nın kuzeybatı yüzünde, buz tırmanışı yapılabilecek
birçok buz kulvarı var. İranlı arkadaşlardan yaşlıca bir tanesi,
bu yüzde bazı ilk çıkışlar yaptığını bize anlatıyor.. İranlı dağcılar
genelde son derece sıcak ve dost canlısı insanlar. Özellikle de
Türkmen ve Azeri kökenli olanlar Türkleri çok seviyor. Bunun dışında
da, İranlı dağcılar her zaman neşe saçıyorlar- sırtta ağır çanta
ile tırmanırken bile şarkı -türkü hiç eksik olmuyor, İbrahim Tatlıses'i
çok iyi biliyorlar!
İranlı kaya tırmanışı öğretmeni ( İranlılar 'taş muallimi' diyor!)
ve bizim İrlandalımız Brian McDermott bir molada sohbet ederlerken.
İkinci günün sonlarına doğru, 4000 metrede bir mola. Ufukta Alborz
sıradağları'nın diğer zirveleri görülüyor.
4300 metredeki ikinci ve nihai kamp yerimiz olan 'Taht-el Fereydun'
kampı. Burada taştan yapılmış bir dağ barınağı da var ama, Nasuh,
ben ve Yılmaz sırtımızda taşıdığımız çadırımızı kurduk tabii ki.
Gece saat üç gibi korkunç bir soğuk ve rüzgar altında tırmanışa
geçtik..Ancak bu tür dağlarda hep olduğu üzere, kuvvetli rüzgardan
kaçacak hiçbir yer yoktu ve zaten -35 derecelerde olan gece ayazı
100 km'ye varan rüzgar hızı ile bizim üzerimizde -60 derecelerin
etkisini yapıyordu.. Kaztüyü ceketle yürümek bile ısınmaya yetmiyordu
ve şafak söküp güneş çıkana kadar da bu kutup soğuğu içinde titreyerek
tırmanmaya devam ettik. 5200 metre civarında ve gün doğduktan sonra
çektiğim bu ilk fotoğrafta ayak başparmaklarımı asla hissetmiyordum
- zira sonradan geçici olarak donmuş olduklarını anladım! Tabii
bunda, üç günde 1000 metreden neredeyse 5700 metreye hızla çıkmamızın
da etkisi olmalı- vücut henüz aklimatize olamadan (yükseklere uyum
sağlamadan) kılcal damarlara ( özellikle de el - ayak - yüz uç noktalarına)
yeterli kan ve oksijeni sağlayamaz. Yılmaz da gecenin soğuğunda
burnunun ucunu hafif dondurmuştu..
Sabahın erken saatlerinde, 5671 metre yüksekliğindeki zirveye Yılmaz
ile vardık. Nasuh da ayaklarını biraz üşütmüştü ve onlara masaj
yapmak için biraz daha geride kalmıştı. Bu resimde zirve kraterinin
çukuru ve zemindeki sarı kükürtlü taşlar görülüyor. Efecan ve Sinan
dağın güney yüzündeki sert fırtına nedeniyle zirveye ulaşamamışlar;
bizim tarafta da ekibin büyük kısmı yarı yolda tırmanışı terketti,
çıkabilen hemen herkeste de mahalli, hafif donuklar vardı..
Ben, Efecan ve Sinan'a bu gezide sponsor olan Telsim ve Türk bayrağı
ile zirve fotoğrafı. Suratımda rüzgar maskesi hala duruyor.. Soğuk
ve rüzgar asla taviz vermediler, kampa geri inerken bile ısı -20
derecenin üzerine çıkamadı!
Zirveden inerken kısa bir dinlenme molasından görüntü.
4300 metredeki Taht-el Fereydun kampına dönüşte manzara.
Zirve dönüşünde, çadırın içinde Nasuh ve Yılmaz video kamera ile
kayıt yaparken..
Aşağıya ineceğimiz sabah yukarılarda daha da kuvvetlenen rüzgar,
dağı kasıp kavuruyor.. İranlılar rüzgarın zirvede en azından 130-140
km. hız ile estiğini tahmin ettiklerini anlattılar.
Dağdan inişte, 4100 metrede İranlı dağcılar ve Nasuh.
Demavend dağının kuzeydoğu yüzü.
İran ekibinin bir kısmı ile 2850 metredeki kamp yerinde bir mola..
Dönüşte, İran Dağcılık Federasyonu'nun Tahran'daki binasının içinde
toplantı yaparken.
|