|
2001 yılının mart-haziran ayları arasında Himalaya Dağları'nda,
Nepal/Tibet sınırında yeralan Everest Dağı'na tırmandım. Türkiye,
Avrupa ve Dünya'nın en yüksek zirveleri projem kapsamında METEKSAN
SİSTEM A.Ş. bu tırmanışımı destekliyordu. Resimde Everest Dağı'nın
güneybatı yüzü görülüyor. Benim tırmandığım güney sırtı rotası dağın
sağ sırtının biraz arkasında kalmaktadır.
Tırmanışım, ekip arkadaşlarımla Mart ayı ortasında Nepal'in başkenti
Katmandu'da buluşmamızla başladı. Katmandu tam manasıyla turistik
bir mekan ve ziyaretçiler için görülebilecek çok şey var, burada
görülen Swayambbunath- Maymun Tapınağı'nın girişindeki Buda heykeli
bunlardan sadece birisi.. Ekibimizin biraraya gelmesi biraz zaman
aldı. Karma ekibimiz Amerikalı Gary Guller, İngiliz Mike J. Trueman
ve benim haricimde 15 kadar Nepalli Sherpa'dan oluşuyordu. Küçük
ekspedisyonumuz tam manasıyla rehbersiz bir tırmanış yapacaktı -
bu, herkes ne yapacağını ve tırmanmayı biliyor demekti. Tırmanış
ekibinin yanısıra, Everest ana kampına kadar bizimle gelecek olan
4 kişilik bir yürüyüş ekibi de vardı. Ayrıca, Amerikalı Doktor Janis
Tupesis de ana kampa gelecek ve tırmanış boyunca kampta kalacaktı.
23 mart günü tüm hazırlıklarımızı bitirip, ekipçe helikoptere
bindik ve 50 dakikalık bir uçuşla Everest ana kampına olan 63 kilometrelik
yürüyüşe başlayacağımız Lukla yerleşimine vardık. Lukla, Tibet'ten
göçmüş bir kavim olan Sherpa'ların yaşadığı Solu- Khumbu boğazının
alt ucunda güzel bir yerleşim. Resimde yürüyüş yolu üzerinde rastlanan
yüzlerce Budist anıtından birisi olan mani taşı (üzerinde Budist
mantra'sı 'Om Mani Padme Hum' yazıyor) görülüyor. Bunların sol yanından
dolaşıp geçmek gerekli, diğer türlüsü uğursuz sayılıyormuş!
'Sherpa'ların başşehri' sayılan 3340 metre yükseklikteki Namche
Bazaar yerleşiminde geçirdiğimiz bir günden sonra Solu-Khumbu boğazı
boyunca yükselerek Everest ana kampına ilerlemeye devam ettik. Burada,
vadinin üzerinde bir gözcü kulesi misali dikilen 6856 metrelik Ama
Dablam zirvesini görüyorsunuz.
Everest ana kampına yürüyüş sırasında oldukça ilginç yerlerden
de geçtik. Burası Tengboche köyündeki Tengboche manastırının kapısı,
soldan sağa: Gary Guller, Mike Trueman, Dr. Janis Tupesis ve ben..
Dağların içine girdikçe boyutlar daha da büyüyor. 7891 metrelik
Nuptse dağı'nın 3 km. yükseklikteki batı yüzü ve onun önünde hiç
kadar kalmış bir insan ..
En nihayet, 2 nisan günü 5350 metre yükseklikteki Everest ana
kampına vardık. Yaklaşık sekiz gün süren yürüyüş bitmişti ve iki
ay boyunca 5350 metreden daha aşağıya inmeyecektik artık. Ana kampı
kurmak ve yerleşmek oldukça uzun bir zaman aldı, tabii bu arada
vücudumuz da bu yüksekliğe uyum sağlayabildi.
Ana kampta, yemek çadırının içinde sosyal faaliyetler! Burada
kampımızın en önemli oyunu olan Yahtzee oyununu oynuyoruz. Ana kamp,
tırmanışlardan sonra dağcıların dönüp dinlendiği, temizlenip toparlandıkları
yer ve burada oldukça uzun süre geçirilebiliyor. Mesela uzun bir
fırtınayı burada geçirirseniz çevredeki diğer kamplardan olan insanlarla
ilişkileriniz gelişiyor. 2001 bahar sezonunda Everest ana kampında
13 ekspedisyon ve 300 kadar da dağcı vardı, yani Everest ana kampı
oldukça kalabalıktı.
Bu resimde bizim ekip ve çevredeki diğer ekiplerden insanlar var,
soldan sağa: Steven Nelson (bizim ekibe son anda katılan Kanadalı
dağcı), Mike Trueman, Gary Guller, ben, Paul F. Giorgio (bizim ekspedisyondan
bazı hizmetler alan Amerikalı dağcı), Dr. Janis Tupesis, Tim Rippell
(Kanadalı dağcı) ve Todd ? (Avusturalyalı dağcı).
Ana kamp civarındaki buzul duvarlarında buz tırmanış antrenmanı.
Mart ayının sonu Himalaya'larda halen kış mevsimidir ve geceleri
5000 metrede ısı -20 derecelere kadar düşebilir. Buzulun üzerindeki
buz da bu ısı düşüklüğü nedeniyle porselen sertliğini alabilmektedir.
Yüksekliğe alışmak için kampta yatmak yerine, çok zorlanmadan çalışmanın
daha iyi olduğu bilinen bir gerçektir. Ben de ana kamp civarındaki
buzul yamaçlarına gidip günde en az iki saat buz tırmanış antrenmanı
yaptım ve hatta bu arada, dağcı olmayan Dr. Janis'e de sportif buz
tırmanışı anlattım. Birkaç gün sonra artık benim emniyetimi alacak
ve buzda üstten emniyetli tırmanabilecek kadar ilerlemişti..
Khumbu İcefall denilen devasa buzul labirenti kampımızın arkasında
yükseliyor.. Everest'e Nepal tarafından, güneyden yapılan tırmanışların
en tehlikeli etabı olan Khumbu İcefall, 5350 metreden 6000 metreye
kadar uzanan tehlikeli bir buzul arazisi. Burası, dağ üzerinde yukarıda
kurulacak olan dört ara kampa geçişin yapıldığı, çok kullanılan
bir etap olduğu için üzerinde ipler ve merdivenlerden oluşan daimi
bir sabit hat var, bunun da bakımını 'İcefall Doctors' adıyla bilinen
küçük bir Sherpa ekibi sağlıyor. Zira, buzulun hareketi ve çatlakların
açılıp kapanması, buz kulelerinin devrilmesi ile buradaki arazi
hergün değişiyor!
Tibet Budizminin Nyingmapa tarikatına üye olan Sherpa'ların dini
inançlarına göre, kutsal tören olan Puja'dan önce hiçbiri dağa adım
atmıyor. Tören için aşağılardaki köylerden Lama denilen rahip gelip
tüm dağcı ve malzemeleri kutsadıktan sonradır ki, Sherpa'lar için
tırmanış başlıyor.. Burada, törenden sonra kampın üzerinde dikilen
dua bayrakları görülüyor. İnanışa göre, bunlar dalgalandıkça üzerlerinde
yazan dualar uçuşup insanlara şans getirecekler..
Sherpa'larımızdan Nima Dawa ve Gombu ile beraber ana kampta.
Tırmanış öncesinde taş duvarlı mutfak yapısında kahvaltı ediyoruz.
Khumbu İcefall denen tehlikeli etabı güneşten önce geçmek üzere
hareket saatini daima saat beş olarak kararlaştırdık.
Khumbu İcefall'ın içinde tırmanış. Arka planda serak denilen dengesiz
ve büyük buz kuleleri- ki bunların devrilmesiyle devasa buz çığları
meydana gelebiliyor- ve çığ döküntüleri görülüyor.
Khumbu İcefall'ın üzerindeki buzul çatlaklarını aluminyum merdiven
ve sabit hatlar ile geçen yüklü bir tırmanıcı.
Khumbu İcefall'ın bitip buzulun düzeldiği yerde kurduğumuz 6000
metredeki 1. kampımızdan Western CWM (koom okunur) buzulunun görüntüsü.
Arkada 7861 metrelik Nuptse zirvesinin heybetli kuzey duvarı..
1.kampımız ve Tibet'teki Khumbutse zirvesi. Everest Dağı tırmanışı
için, ana kampın üzerinde 6000, 6450, 7300 ve 8000 metrelerde dört
ayrı kamp kurduk . Bu kamplar kurulurken yükseğe çıkıp ana kampa
geri inerek ve malzeme taşıyarak hem vücut yüksekliğe alışıyor hem
de dağa sistemli bir tırmanış için malzeme yığınağı yapılıyor.
Western CWM buzulu oldukça geniş ve büyük bir buzul. Khumbu İcefall
kadar hareketli ve tehlikeli olmasa da üzerinde çok derin buzul
çatlakları var ve bunların bir kısmı da gizli- kar altında oldukları
için gözükmüyorlar. Burada gündüz vakti, güneş de varsa eğer, ısı
30 derecelere kadar yükselip dağcıları şiddetli ışınım ve su kaybı
nedeniyle çok yorabiliyor.
Buzul üzerinde genişliği 15 metreye varan buzul çatlakları merdivenlerle
(birbirine iple bağlanmış üç veya dört alüminyum merdivenle) böyle
geçiliyor. Aslında aşılan buzul çatlakları çok derin ve geniş olduğu
için bunları buz kanyonları'na benzetmek mümkün..
Devamı için tıklayınız...
|