|

THE NORTH FACE NUPTSE kaztüyü ceket
O bir klasik! Hem şekli güzel, hem hafif, hem de iyi ısıtan şey
nedir sorusunun cevabı Nuptse ceketidir. The North Face firmasının
ürettiği ve şekli ilk ortaya çıktığı yıllardan beri hemen hiç değişmeyen
bu ceket ortalama -10 derecelere kadar ideal koruma sağlaması amacıyla
üretilmiş ve vücuda oturması son derece güzel. Bayan modelleri de
olan ceket, XS - XL bedenleri arasında üretiliyorsa da XXS ve XXL
bedenleri de bulunuyor.
Artıları: Üzerinize giyince vücudu sıkmadan ve bol olmadan
oturan bu tasarım, diğer birçok kaztüyü ceket tasarımları gibi insanın
kaztüyü çuval giymesi hissini yaşatmıyor. Belde biten bu ceket,
şekil güzelliğinden dolayı şehirde giymek için de bir klasik bence.
Oldukça hafif, neredeyse 600 gram kadar ağırlığı var ve çantaya
tıkıp sıkıştırınca hiçe yakın yer tutuyor. Kumaşının yırtılması
oldukça zor (ama imkansız değil!), gövdesi ve kolları kareli ripstop
naylondan imal edilen ceketin omuz ve boyun kısımları daha kalın
bir naylon materyalden yapılmış; içinde ise 200 gram 700 fill power
kaztüyü dolgu var. Bu ceketin çok daha kaliteli 880 fill power kaztüyünden
imal edilen özel bir üretimi de mevcut. Rüzgarı gayet iyi şekilde
kesen ceket hafif yağmurda, çisentide de pek ıslanmadan idare ediyor
(ama siz siz olun bunu sakın yağmurda giymeyin!). Cekette kullanılan
kaztüyü oldukça kaliteli; yıllarca ağır kullanım ve ardarda yıkamadan
sonra bile etkin şekilde kabarıyor.. Nuptse'nin basit, dolgusuz
ama şekilli ve sert vizörlü bir kapşonu da var ve yakanın içine
kıvrılarak gizleniyor. Kol ağızlarındaki çıtçıtlar ve ceketteki
uygun ana fermuarla, bu ceketin The North Face'in ürettiği Gore-tex
dış ceketlerin içine takılarak soğuk iklim için daha kalın bir ceket
haline getirilmesi sağlanmış. Belde her iki yanda bulunan sıkıştırmalar
tek elle kullanılabilme özelliğine sahip.. Ceketin içinde bir adet
fermuarlı cep, dışta göğüs yanlarında da iki adet fermuarlı cep
var ve ceket bu ceplerden birinin içindeki gizli torbasının içine
sıkıştırılarak muhafaza edilebiliyor. Ceketin renkleri de gayet
vakur ve oturaklı. Fiyatı ise, iç ve dış piyasadaki birçok kaztüyü
ceket ile aynı.
Eksileri: Bu ceket bir ekstrem tırmanış ceketi değil; böylesi
bir görev için kolları ve omzu kalın kumaştan destekli daha sağlam
modelleri tercih edin. Ceket basit dikişle (sıfır dikişle) yapılmış;
ayrıca kapşon yalıtımlı değil. Ceket kısa olduğu için kıçı korumuyor,
dolayısıyla aşırı soğuklarda kullanımı biraz kısıtlı denilebilir
(farklı kalınlıklarda polartec ic ceketler, salopet ve iç giysilerden
oluşan bir giysi sistemi için daha ideal). Fonksiyon ve malzeme
olarak pek eksisi yok, sınıfında mükemmel bir malzeme bence.

ASOLO AFS OTTOMİLA/ 8000 plastik dağ ayakkabısı
İtalyan firması Asolo'nun ilk ürettiği kalıplardan yapılan bir plastik
ayakkabı.. Bilindiği üzere Asolo'nun Benetton firması tarafından
satın alındıktan sonra ürettiği 'uzay ayakkabısı' kalıplı plastik
ayakkabılar çok kalitesiz çıkmıştı. Ancak bu üçüncü nesil Asolo'ların
şekli ve fonksiyonu yerinde, daha ne olsun? Yüksek dağlara kışın
tırmanmak, 5000 metre üzerindeki tırmanışlar veya buz/ mix tırmanışlar
için ideal. Çiftinin ağırlığı 1200 gram olan ayakkabı İngiliz numaralarında
5 -13 arasında üretiliyor ve rengi siyah-sarı. Asolo'nun ürettiği
bu en üst modelin yanısıra genel alpinizme yönelik Evoluzione ve
Guida modelleri de yapılmış; bunlar daha az ekstrem ortamlar için
yapılmış olmalarına karşın Asolo 8000'den daha ağırlar!
Artıları: asolo 8000 bir plastik ayakkabı için olağanüstü
hafif, o kadar ki insan bir şeylerin eksik olduğunu düşünerek şaşırıyor
(özellikle Koflach vb. diğerleri ile karşılaştırınca garip geliyor).
Yine bir plastik ayakkabı için zarif sayılacak bir şekli var; alışık
olduğumuz Koflach, Lowa vb. kadar kaba ve estetikten uzak değil.
Bu dar ve ince profili nedeniyledir ki Asolo plastik ayakkabıları
her zaman plastikler arasında en rahat kaya tırmanılabilen modellerdir..
Botun tüm çevresini saran kalın ve yüksek lastik çarşak bandı da
tırmanırken zemine gayet güzel tutunuyor ve botun dışını etkin tarzda
koruyor. Ayakkabının dışı aşırı soğukta sertleşip kırılmayacak Pebax
D 55 malzemesinden yapılmış. Asolo'nun tasarımının en önemli özelliği
plastik dış kabuğun tek parça olması; Koflach ve Lowa tarzında boğazı
oynar ayakkabılara göre bu müthiş bir avantaj. Zira bahsedilen plastik
botların boğazındaki oynar bilek parçasının vidası kırılıp çıkması
gibi korkunç bir ihtimal bunda yok! (bilindiği üzere, oynar boğazlı
plastik ayakkabıların en önemli derdi, boğazını gövdeye birleştiren
vidaların hasar görmesidir). Giyilmesi rahat bir bot Asolo 8000,
iç meste cırtcırt varken dışta ise iki üstüste bağ sistemi kullanılıyor.
İç mesin yalıtımı, yukarıda belirtildiği üzere aşırı soğuk için
yapılmış; içindeki 7 kat yalıtıma Thinsulate de dahil (dolayısıyla
bu bot Türkiye dağlarında kışın bile çok fazla; kullanan herkes
botun iç mesinin aşırı nem yapıp sırılsıklam olduğundan ve her gece
kurutmak gerektiğinden şikayetçi). Asolo 8000 iki numara bol alınıp
süper tozluk ve neopren bot üstlüğü ile kullanılırsa, 8000 metrelik
bir dağda kullanılabilir.. Ayakkabı özellikle de buz tırmanışı için
yapılmış olduğu için süper sert, bu nedenle de her tür kramponu
takmak için çok ideal.. (eski Asolo'larda botun hızla yumuşaması
derdi vardı; bu özellik yürüyüşte iyiyken buz ve mix tırmanışlarda
olumsuzdu). Taban sertliğine rağmen Asolo 8000 yatık arazide yürümesi
rahat bir bot. Kaliteli işçiliği, kullanım rahatlığı ve estetik
görüntüsünün yanısıra, fiyatının çok pahalı olmaması da bir avantaj.
Eksileri: Pek de yok desem bile Asolo'nun genel bir hatası
olarak, mes cırtcırtları hızla aşınıyor ve iplik iplik yırtılıyor.
Ayrıca plastik dış kılıfın önden su / kar almasını önleyen, ön kapağın
altını koruyan naylon kumaştan körük çok kırılgan ve bunun üstünü
botun içine sabitleyen metal pim kullanımla yerinden sökülüyor,
sonuçta körük içeri kar alıyor.. Vibram tabanı biraz ince olduğu
için ağır kullanımda hızla aşınıyor.. Eski modellerde botun ön dış
kapağını giyerken uzakta tutmaya yarayan (ve Orman Çiftliği dondurmasının
plastik kaşığına benzeyen!) plastik iç parça hemen kırılıyordu;
son modellerde bu özelliği iptal etmişler. Ayrıca, botun iç bağının
sıkma halkalarının plastik kılıfa dikişli olması da bir dezavantaj;
kullandığım her Asolo botta bunları kırdım (özellikle de aşırı soğukta
plastik sertleşince) ama tamiri kolay; elle bile dikilebiliyor.

THE NORTH FACE SOLAR FLARE kaztüyü uyku tulumu
Kış tırmanışları ve yüksek dağlarda kullanım için üretilmiş, kaliteli
bir uyku tulumu. Eksi 29 derecelik olduğu belirtilen bu tulum iki
boyutta üretilmiş: normal ve uzun. Normal model 1740 gram ağırlıktayken
uzun model 1820 gram ağırlıkta. Tulumun içine çok kaliteli olan
800+ fill power kaztüyü doldurulmuş; dolgu ağırlığı normal modellerde
981 gram iken uzun modellerde 1033 gram. The North Face'in verdiği
paket boyutları 28 santimetreye 53 santimetre olsa bile, sıkıştırma
torbası kullanılırsa bu hacim üçte birden aza iniyor.. 2002-2003
yılları için üretim rengi sarı-gri.
Artıları: Çok kaliteli işçilik ve kaliteli materyaller bunun
uzun yıllar loft (kalınlık) kaybetmeden kullanılabilecek bir tulum
olduğuna işaret ediyor. Dış kumaş, neme ve suya oldukça dayanıklı
olan Pertex endurance (The North Face daha önceki dönemlerde Gore
Dryloft kumaşını kullanıyordu ve fikrimce Dryloft daha nefes alabilir
ve suya dayanıklıydı). Yine de, kış dağ faaliyetlerindeki gibi günlerce
ardarda tulumun üzeri donuk-ıslak şekildeyken toplayıp torbasına
bassanız bile kaztüyü hemen hiç ıslanmıyor.. Tulumun içinde kullanılan
Pertex microlight taffeta kumaşı çok yumuşak ve hemen ısınıyor,
kısacası tene teması rahatsız edici değil; bu da huzurlu bir uyku
sağlıyor! Tulumun kapşon kısmı mükemmel şekilde tasarlanmış; altı
ayrı parçanın eklenmesiyle imal edilmiş olan kapşon kafaya mükemmelen
oturuyor ve asla rahatsız etmiyor (diğer bazı üreticiler gibi suratınıza
ip sıkmıyorsunuz ve tulumun içine bir metre ip sarkmıyor!) Tek elle
kullanılabilen sıkıştırmalar, kafa hizasında tülden saat vb. cebi,
renk kodlu sıkıştırma ipleri ve kalın boğazlığın size değen kısmının
ince polartec kumaştan yapılmış olması güzel detaylar. Tuluma girip
çıkmak oldukça rahat. Tulumun fermuarı boyunca devasa bir kaztüyü
dolgulu tüp dikilmiş; dolayısıyla fermuardan ısı kaybı sıfır. Ayrıca
tulumlarda genel bir dert olan fermuar sıkışması da, fermuar boyunca
kalın bir perlon kumaş konulması yoluyla engellenmiş. Kısaca kullanıcı
dostu bir tulum.. Bu tulum ile iyi bir sıkıştırma torbası kullanmak
şart; diğer türlü 'biraz' hacimli oluyor. Tulumun iç hacmi çok iyi;
gerekirse (özellikle çok soğuklarda) plastik ayakkabı mesleri, su
şişesi, kamera vb. herşeyi içeri alsanız bile rahat ediyorsunuz.
Son olarak, tulum içindeki ayak kısmı daha kalın bir kumaştan yapılmış;
böylece en çok aşınan bu kısım korunmuş.
Eksileri: Pek de yok. Yukarıda belirttiğim üzere, dış kılıfta
Pertex Endurance kumaşı yerine Gore Dryloft kullanılsaydı çok daha
etkin bir tulum olabilirdi (Gore Dryloft ile karşılaştırınca Pertex
Endurance daha çok nem tutup terleme yapıyor). Ayrıca, kullanıcı
dostu olmasına karşın cüzdan düşmanı bir tulum..

GRİVEL JORASSES buz kazması
Grivel'den klasik ve kaliteli bir buz kazması. Ağırlığı 640 gram
olan Jorasses 50-75 cm. arasında beş santimetre aralıklı uzunluklarda
üretilmiş. Genel dağcılık ve buz tırmanışı amaçlı olan kazma UİAA
T normuna uygun, yani sap kısmından kara gömülerek veya saplanarak
iple emniyet alınabiliyor ve sap kısmı 400 kilograma kadar basınca
dayanmaya garantili.
Artıları: Krom molibden çelikten yapılan Jorasses'in metali
kaliteli ve sivri uçları körelse bile kolaylıkla eğelenerek sivriltilebiliyor.
Sivri ucunun şekli son derece değişik; Grivel'in neo-klasik uç adını
verdiği bu uç, klasik kazma şekline rağmen ön kısımda teknik bir
buz aleti gibi ters eğime sahip ve bu da buz tırmanışında çok işlevsel.
Bu aleti Kafkasya'da dik ve sert buz kulvarlarında uzun uzun kullandım
ve buza girişi ve çıkışından çok memnunum. Gerçekten de savrulması
çok dengeli bir kazma bu. Tabii teknik bir tırmanışta kullanmak
önceliğiniz varsa, buz aleti uzunluğunda (en fazla 55 santimetrelik)
bir Jorasses edinmek daha doğru olur, çünkü bir buz duvarında (veya
mix rotada) uzun bir kazmayı sapından tutup savuramazsınız.. Bu
kazmanın sap kalınlığının küçük olması da güzel bir avantaj; tırmanırken
sapı kavrayan eller daha az yoruluyor (ve küçük elli tırmnanıcılar
için mükemmel!). Kazmanın üzerinde bilek kayışı takılabilecek iki
delik var; biri sapın orta üst kısmında, diğeri de kafada. Sapın
orta üst kısmındaki kayış deliğini kullanmak daha avantajlı çünkü
o zaman kafadaki deliği emniyet almak için kullanabiliyorsunuz..
Sapta tutucu bir lastik olması kavramayı kolaylaştırıyor ve sanılanın
aksine kara saplamayı da zorlaştırmıyor. Jorasses çok estetik bir
buz kazması; elinize alınca hatlarının güzelliği ve cilasının parlaklığı
hoşunuza gidiyor!
Eksileri: Jorasses teknik yerlerde ve mix tırmanışta aşırı
kullanılırsa hızla körelip eskiyor ve aletin kafa kısmı modüler
(değiştirilebilir) olmadığı için belli bir yerden sonra zorunlu
olarak emekli ediliyor! Ayrıca tipik bir Grivel detayı olarak en
başta pırıl pırıl cilalı olan kazma kısa sürede çizilip mahvoluyor
ve son olarak da berbat derecede paslanarak görüntüsel kirlilik
yaratıyor.. Yine tipik bir Grivel detayı olarak, bilek kayışı son
derece kalitesiz ve bunu güzel bir bilek kayışıyla (mesela, Charlet-Moser
Saf'lock modeli) değiştirmek gerekli. Kazma ilk alındığında ucu
ve kaşığı o kadar keskin ki herşeyi (çantanızı, elbisenizi, elinizi)
delip deşiyor, dikkatli olmak ve koruyucu lastik kılıf kullanmak
şart..

PETZL TİKKA kafa lambası
Son derece küçük ve hafif bir kafa lambası..işte Petzl Tikka! Üç
adet LED ampulu ile çalışan bu gereci küçük görüp Karamürsel sepeti
zannetmeyin; kampta ve dağda çok işlevsel!
Artıları: Varla yok arası boyut ve tüy kadar ağırlık (üç
adet AAA boyutunda pil dahil 70 gram), bu lambayı her yere taşımayı
kolay kılıyor. Lamba kuvvetli beyaz bir ışık veriyor (ki bence klasik
ampullerin soluk sarı ışığından çok daha güzel) ve 150 saat kadar
da bunu devam ettiriyor. Aydınlatma mesafesi yaklaşık 8-10 metre
kadar. Acil durumlara karşı bu lambayı duvar tırmanışlarında veya
doğa gezilerinde çantanın bir köşesinde taşımak yerinde olur.. Kafaya
takmak için basit ve tokayla ayarlı bir lastikle kullanılan Tikka'nın
bir modeli de lastik bant yerine elastik bir iple kafaya takılan
Zipka modeli; bu modelin elastik ipi haricinde her özelliği Tikka
ile aynı, sadece ağırlığı biraz daha az: 64 gram. Enteresan bir
detay olarak da, satış paketine üç adet AAA boyutunda pil dahil.
Eksileri: Tabii ki Petzl Zoom veya Duo tarzında büyük lambaların
ciddi bir tırmanışta veya arama-kurtarma durumundaki rolünü üstlenemeyecek
kadar ciddiyetsiz bir lamba petzl Tikka; mesela uzak mesafeleri
aydınlatmak gerektiğinde yetersiz kalacaktır. Veya soğukta bataryalar
dışarda kalacağından hızla tükenecekleri için ciddi kış tırmanışlarında
da çok işlevsel değil bence. Bunun dışında elde kalın eldiven veya
ince eldiven ile bu lambayı açıp kapatan butonu kullanmak çok zor
(çıplak elle bile dertli). Ayrıca ışığın yönünün ayarlanabilir olmaması
(sabit bir yöne bakması) da gece yapılan bazı işlerde zorluk çıkarabiliyor.
Son olarak, lambayı ıslatmamaya bakın, çünkü suya pek dayanıklı
değil.
|