|

CAMP-LOWE SUPERFANG buz tırmanış kramponu
Amerikalı tırmanıcı Greg Lowe tarafından 1970'lerde icad edilen,
dünyanın ilk rigid (sert, bükülmez) buz tırmanış kramponu Footfang
idi. Bu krampon uzun yıllar boyunca dik buz kramponları arasında
mihenk taşı olarak tanındı ve İtalyan Camp ve Amerikan Lowe Alpine
firmaları tarafından ortak üretildi. 1999 yılına kadar 24 dişli
Footfang ve 16 dişli Footfang Light modellerinde üretimi devam eden
krampon, bu tarihten sonra modern buz tırmanış standartlarına ayak
uydurma çabası ile biraz tasarım değişikliğine uğradı ve Superfang
adı altında piyasaya verildi. Temelde başarılı ve denenmiş bir krampon
bu, ama bazı yönlerden tatmin edici değil..
Artıları: 24 adet dişi olması nedeniyle, krampon buzda ( nereye
basarsanız basın) iyi tutunuyor ve dişler eski modellere kıyasla
biraz daha uzun. Ön dişler son derece kalın ve sağlam, yani kırılma,
bükülme vb. tehlikeleri yok gibi. Kramponun tamamen rigid tasarımı
ve integral, sert plastik anti-kar plakası nedeniyle dik buzda sorunsuz,
titreşimsiz kullanılabiliyor, aynı özellikler ve genel sağlamlığı
nedeniyle mix zeminde kullamına da uygun. Kramponun altını tamamen
kapatan turuncu sert plastikten anti kar plakası mükemmel çalışıyor,
krampon en ıslak ve yapışkan karda bile kar toplamıyor. Eski modellerden
farklı olarak ağırlık azaltmaya yönelik çalışmalar yapılmış- bazı
yerlerde metalin içine delik ve oluklar açılmış. Eski Footfang modellerinde
kare biçimli ve şekilsiz olan arka taraf yuvarlak şekle sokulmuş
ve hem ön hem de arkadaki bazı dişlere (işlevsiz bence ama) tırtıklar
açılmış. Diğer şelale/teknik buz kramponlarına nazaran ucuz (indirimde
yakalarsanız neredeyse bedava!) bir krampon.
Eksileri: Günümüz modern buz tırmanış kramponlarına nazaran
(mesela Grivel-Rambo II, DMM- Terminator, Black Diamond- Mako vb.)
ile karşılaştırınca kaba ve sakil bir krampon bu, bence daha çok
dik ve mix tırmanış içeren alpin rotalara uygun (bir dönemin tüm
Himalaya tırmanışlarında bu krampon kullanılmıştı). Dikey ön dişler
birbirine çok yakın ve etleri kalın olduğu için sert şelale buzu/
buzul buzunu çatlatıp kırıyor ve lüzumsuz güç harcatıyor. Ön dişlerin
dikey olması dik sert karda tırmanırken tutunmayı azaltıyor, ayrıca
ön dişlerin arkasındaki yatay metal plaka ve ikincil ön dişler serisi
sert buza girişte engelleyici bir etki yaratıyor. Kramponu ayarlaması
zor, onlarca parçaya ayrıldığı için arazide ayarlamak sorunlu. İstenirse
monopoint/ tek ön diş takma seçeneği yok (bunu ben kullanmadım ama
mix tırmanış için tercih edenler var). Krampon bir kez ayarlanınca
anti kar plakası da sabit olarak ayarlanıyor (ucundan parça kırılarak!)
dolayısıyla daha büyük ayaklı başka birisi alıp ayarlarsa kar plakası
ona uymayacaktır. Kramponun ön metal tokası her bota uygun değil,
denemeden almayın. Bir de, aletin üst kısmı hemen hiç eğimli olmadığı
için bazı tür botların tabanından uzakta veya açıkta kalma riski
var. Krampon biraz ağır, toplamda 1300 gr. kadar- yani ortalama
bir buz kramponundan neredeyse 400gr. kadar ağır, bu da ciddi bir
ağırlık farkı. Aletin 24 dişli olması bence pek de gerekli değil,
12 diş ile gayet iyi idare ediyorduk! Bu krampon her bota takılamaz,
ancak sert deri veya plastik ayakkabılarla kullanılabilir.

FİVE TEN- ASCENT kaya tırmanış ayakkabısı
Amerikan 5.10 (Five Ten) firmasının ürettiği bu kaya tırmanış ayakkabısı
gerek spor, gerekse geleneksel tırmanış rotaları için gayet ideal.
Five Ten firması bu ayakkabının thinsulate yalıtımlı ve gore-tex
tozluklu bir kış tırmanış modelini Cerro Torre adıyla piyasaya sürdü..
Artıları: İkişer cırt cırtlı bant ile sıkılan ayakkabının giyip
çıkarımı çok hızlı ve kolay. Geleneksel kaya tırmanış ayakkabısının
işkence haline gelen bağ sıkma töreni bunda yok! Tabanda kullanılan
4.5-5 mm. kalınlıktaki Stealth C4 lastiği kayada iyi tutunuyor ve
oldukça da dayanıklı. Artı bir özellik olarak, topuk kısmına şok
emici yumuşak bir parça konularak ayakkabı bir tür genel amaç modelini
andırır hale getirilmiş, boulder hamlelerinde yere ayak vurunca
veya duvar üzerindeki setlerde dururken belli bir avantaj sağlıyor.
İç kısım derinin şeklinin bozulmasını engelleyecek, esnemeyen tür
bir kumaşla kaplanmış, bu aynı zamanda ayakkabının içinin nemli
kalmasını da engelliyor. Ayakkabı orta sertlikte bir tabana sahip
(spor tırmanışta kullanılan içi astarsız deri ve tamamen yumuşak
ayakkabılardan farklı), bu da size kayadaki köşe ve ufacık kenarlarda
belli bir tırmanış avantajı sağlıyor. Giyimi rahat bir ayakkabı,
işçiliği de Five Ten firmasından bekleneceği üzere gayet kaliteli.
Eksileri: Pek yok, ama ayakkabıyı alınca ayak büyüklüğünüze
göre cırt cırtlı bantları ayarlayıp kesmeniz gerekiyor. Bir de,
kaya tırmanış ayakkabısı dünyasında karşılaştırılınca biraz pahalı
bir ayakkabı bu. Zaman içinde ayakkabı yarım numara kadar esneyince
daha çok sıkmak için cırt cırtlar yeterli olmuyor.. ve de, ayakkabıyı
giyip çıkarmanın kolaylığına karşın, boydan boya bağla sıkılan kaya
ayakkabıları ayağı daha iyi cendereye alabildiklerinden dolayı daha
iyi ayak hareketi sağlıyorlar bence.

CAMP- LOWE TRİCAM takoz
İşte hemen her tırmanıcının en azından birkaç kez kullandığı ve
tırmanıcılar arasında bazen münakaşa yaratan bir takoz - tricam!
Üç noktadan kayaya tutunan ve her türlü çatlakta, yerine göre hem
aktif, hem de pasif konumda kullanılabilen bu takozun babası, tırmanış
tarihine damgasını vurmuş olan mucit Rus dağcısı Vitali Abalakov'dur
ve bu takoz 'Abalakov takozu' olarak da bilinir. 11 ayrı numarası
olan tricam takozu 3.5 numaraya kadar yarım boylarda, sonra 7 numaraya
kadar tam boylarda büyüyor. En küçük tricam 70 gr. ağırlıktayken,
en büyük boy olanı 140 gr. kadar ağırlıkta.
Artıları: Tricam oldukça hafif ve ucuz bir takoz, üç tane yaylı
sıkıştırma takozunun parasına neredeyse tüm bir seti satın alabilirsiniz.
Kullanımı çok basit, bazı konumlarda olağanüstü iyi sıkışıyor (ne
yazık ki, bazen de tam tersi!) ve çoğu zor durumda tek elle kolayca
yerleştirme olanağı sağlıyor.. Delik ve sığ oluklarda başarıyla
kullanılabilen sayılı pasif takozlardan birisi budur. Özellikle
büyük boyutta olanlar, başka çok az takozun koruyabileceği geniş
çatlaklara çok iyi oturur ve boyutlarına göre son derece hafiftirler,
bunun nedeni de küçük boyutlu tricam takozları döküm metalden yapılırken,
büyük boyların metal pres parçalardan perçinlenerek yapılması ve
içlerinin boş olmasıdır. Hem pasif, hem aktif konumda kullanılabilen
tricam, kış tırmanışlarında buzlu çatlaklar için de gayet ideal
bir takozdur.
Eksileri: Yaylı takoz setiniz varsa (ve bu takozu kullanmayı
özellikle sevmiyorsanız) boşuna taşımayın, çünkü friend türündeki
yaylı takozlar çok daha kullanışı ve güvenlidir. Tricam takozları
geniş olduğu için bazı dar oluk ve deliklere sığma sorunu olabiliyor.
En kötü özellikleri; kısa sürede hemen aşınan askı perlonlarını
değiştirmek gereklidir ve bunun dikişini de ancak yurtdışında yetkili
firmalar yapmaktadır. Kendiniz bunları düğümlü perlonbant ile değiştirirseniz,
gayet şekilsiz ve güvensiz oluyor.. Bir de bu takoz ipin hareketiyle
çok kolay kımıldayıp konumunu bozuyor, dikkat!

LOWE ALPİNE- ALPİNE ATTACK 50 tırmanış çantası
Ekstrem dağcı Marc Twight'in önerilerini dikkate alarak bu hafif,
kullanışlı ve sağlam çantayı üreten Lowe Alpine firması, bunun en
çok satan çantalarından birisi olacağını asla tahmin etmemiş olmalı..
30, 40 ve 50 litre boyutlarında üretilen Alpine Attack, adı üzerinde,
hızlı dağ hücumları için yapılmış ve önerdiğim kullanım alanları,
bivaklı kış çıkışları, teknik tırmanışlar, bir haftayı geçmeyen
çıkışlar.. Yukarıdaki resimde yeni tasarımıyla gördüğünüz Alpine
Attack modelinin eskisi bence olabilecek en iyi tasarımdı.
Artıları: Alpin tırmanışlar ve/veya kamplı tırmanışlar için
50 litrelik model gayet yeterli, ufak boyutlu bir tulumla rahatça
sığılabilen bir çanta bu. Sırt sistemi çok basit ve sadece ikiye
katlanmış bir mattan oluşuyor- gerekirse bunu çıkarıp bivakta, kampta
vb. kullanabiliyorsunuz. Uzun, sıkıştırmalı boğaz uzatması ve uzatılabilen
üst kapak sayesinde çanta gerekirse oldukça büyüyebiliyor.. Krampon
cebi, iki adet ayarlı buz aleti askısı, her iki yanda çıkartılabilir
teknik malzeme askıları, gövdenin iki yanında buz aleti askıları
olması, çok kullanışlı özellikler. Eskiden beri söylenen 'çantanın
Cordura kumaştan olanı daha sağlamdır' söylemini çürütecek kadar
dayanıklı bir kumaş olan diamond grid fabric, çantanın hemen her
yerinde kullanılmış; cordura sadece çantanın tabanında var. Çantanın
tek ana bölmesi var, kısacası sevmediğim ve işe yaramaz bir detay
tulum bölmesi yok. Çok hafif (eski modelde sadece 1 kilogram, yenilerde
biraz daha ağır) ve ucuz bir çanta. Çeşitli renk seçenekleri mevcut
- benim kullandığım modelde dışının sarı olması, çantanın içindekileri
az ışıkta görebilmek açısından çok iyi! 30 ve 40 litrelik modellerde
bel kemeri sadece perlon kayıştan ibaretken, 50 litrelik modelde
kalın sayılabilecek, yumuşak bir bel kolonu var. Ana bölmede üç
adet iç cep mevcut ve bunları ıvır zıvır küçük şeyleri koymak için
kullanmak iyi oluyor. Çantanın kafasındaki dış cep gayet hacimli
ve kullanışlı, fermuarı da çok sağlam ve çift yollu. Çantanın iç
ana girişi üzerindeki sıkma perlonu işlevsel, ip vb. iyi sıkışıyor
(yurdumuzdaki bazı üreticilerin yaptığı gibi, çanta dolunca bu perlon
kısa gelmiyor!) Bu çanta tırmanışta insanın sırtına çok iyi oturuyor
ve kaskla hareketi, tırmanmayı engellemiyor - gerçek dağcılık ve
tırmanış çantasının tanımı bu bence. Üzerinde salkım saçak perlon
kayışlar olmaması da mükemmel!
Eksileri: Bu çanta ekspedisyon tırmanışları ve yürüyüşler için
yapılmamış, yerine uygun olarak kullanılması hayal kırıklıklarını
engelleyecektir.. Çok ağır yükler ve uzun yürüyüşlerde sırt sistemi
yetersiz kalır, çünkü yukarıda anlattığım üzere oldukça basit bir
sistem bu, ayrıca sırta yapışıyor olması da sırtı çok terleten bir
unsur. Krampon cebi işlevsel ve sağlam cordura kumaştan olmasına
karşın içinde taşıdığı dişli gereç yüzünden kısa sürede delinip
yırtılıyor, çareniz bunu tamamen kesmek oluyor! Çanta en büyük ve
tamamen dolu olan halinde dengesiz ve uzun oluyor. Mat, çadır vb.
bağlamak için yan perlonlar biraz kısa, fazladan tokalı perlon kayış
taşımak faydalı. Bir de büyük tulumlar ve büyük çantalara alışık
kişiler için bu çanta uygun değil, sığma zorluğu yaşanabilir. Yeni
modellerde kafa kısmı uzamıyor, dolayısıyla kullanışlılıkta biraz
azalma sözkonusudur.

HB TORNADO teknik buz aleti
İngiliz HB (Hugh Banner) firmasının ürettiği, donmuş şelaleler,
mix tırmanış ve alpin tırmanışlara uygun, kaliteli bir buz aleti.
Ağırlığı 830 gr. kadar olan bu kazma 45 ve 50 cm. uzunluklarda üretilmiş.
Sapı 'üç açılı' olan Tornado'nun, ikiz kardeşi olan Hurricane modeli'nden
farkı: Hurricane'in sapının lastikli alt kısmı dimdik iniyor ve
bu yüzden de alpin tırmanışlar için daha uygun. Tornado'nun muadili
buz aletleri: Trango-Captain Hook, Charlet Moser - Quasar, Black
Diamond - Rage.
Artıları: Estetik olarak güzel bir alet. Eski tür eğik saplı
(bent shaft) modellere göre avantajı, mix zeminlerde kayanın üzerinde
kullanırken ve aletle yukarıdaki çatlaklara uzanırken (dry tooling
hamleleri yaparken diyelim) çok daha etkin olması ve elleri koruyacak
şekilde kullanılabilmesi- sapın alt ve üst kısmındaki açılar bunu
sağlıyor. HB Tornado'nun sap kalınlığı Charlet Moser Pulsar'ı andırıyor,
lastikli olması nedeniyle tutması kolay ve çok yormuyor. Daha alpin
rotalarda sert kara saplaması biraz zor, çünkü sap şeklindeki açı
buna çok uygun değil. Aletin buz tırmanış uçları, Amerikalı buz
tırmanıcısı Jeff Lowe'nin 'İce World - Buz Dünyası' adlı kitabında
tanımladığı gibi modifiye edilmiş olarak üretilmiş ve uçların alt
kenarları inceltilmiş (Black Diamond firmasının standart olarak
yaptığı gibi), bu nedenle de buza girip tutunması ve çıkarılması
çok iyi ve alet oldukça dengeli şekilde savruluyor. Çekiç arkası
ve kaşık arkası mix tırmanışlarda çatlaklara iyi sıkışan, bu amaçla
şekillendirilmiş birer takoz gibiler ve işe yarıyorlar. Aletin arka
ve ön kısımlarını sapa tutturmaya yarayan dört vida gömme allen
tarzında ve darbelerden etkilenip bozulmayacak tarzda tasarlanmışlar.
Kazma, kendi allen vida anahtarı ve kafa ağırlıkları ile beraber
satılıyor.
Eksileri: Tornado pahalı bir buz aleti ve İngiltere haricinde
her yerde bulmak çok olası değil - ayrıca eskidikçe yedek parça
( uç - arka ve uygun vida) sorunu yaşanabilir. HB'nin kendi kayış
tasarımları biraz dandik, bu alet için Charlet Moser'in Saf'lock
bilek kayışını almak en iyisi. Daha alpin tarz tırmanışlar için,
sapnın alt kısmı düz olan Hurricane modeli tercih edilebilir.
|