Biyografi
| Eserler | Geçmiş Zaman Olur ki | Basında Tunç Fındık | Foto GalerisiTırmanış Malzemesi Değerlendirme ve Yorumları |
Güncel Haberler Tırmanışlarımdan (Yurtiçi - Yurtdışı - Tırmanış Bahçelerinden) | Linkler | e-mail
 

Tırmanış Malzemesi Değerlendirme ve Yorumları - Mayıs 2003



OUTDOOR RESEARCH CROCODİLE tozluk

Outdoor Research firmasının yıllardır standardını bozmadan ürettiği mükemmel bir tozluk. Mammut dahil birçok yabancı firma ve Türkiye'de de birçok şirket bu tasarımı taklit ederek kullansa bile, Crocodile hala kalitede ve uzun kullanım sağlamasında bir numara. Kullanıp da şikayetçi olan tek bir kişi bile yok!

Artıları:
Botun üst kısmını ve bacağın alt kısmını son derece etkin ve dar şekilde, ama kan dolaşımını kesmeden sarıp kapatan bu tasarımın kalbi, önden açılıp kapanıyor olması. Klasik tozluklardaki gibi yandan fermuar ve çıtçıt olayı yok; neredeyse üç santimetre kalınlıkta cırt cırt her işi görüyor ve soğukta donunca, eskiyince bozulacak olan fermuar ve çıçıtlar tarihe karışmış.. Botun alt kısmından geçen tank paleti kadar sağlam neopren kayışlar son derece kalın ve kaliteli, aşınıp kopmaya yüz tutması benim gibi sık dağa giden bir adam için bile iki seneyi buluyor ki, zaten o arada tozluğun kendisi eskimiş oluyor. Üst kısımda, boğazdaki sıkıştırma ise plastik bir kopça ve perlonbant ile sağlanıyor, etkin tarzda işliyor ve üstten asla kar almıyor.. Tozluğun kumaşının üst kısmı su geçirmez/ nefes alır Gore- tex kaplamanın taslan kumaşla birleşmesiyle yapılmış. Alt kısımlar ise sağlam Cordura Plus kumaştan imal edilmiş ve kaplaması zaman içinde soyulmasın diye içine normal naylon kumaşla destek atılmış. Tozluğun renk seçenekleri de güzel; saçmasapan, uyuz renkler yerine oturaklı, güzel renkler kullanılmış. Mesela: mavi-siyah, kırmızı- siyah, düz siyah gibi. Tozluk XS-S-M-L-XL olarak beş değişik boyutta satılıyor. Ayrıca büyük boyutlar ve amaçlar için de farklı Crocodile tozluk modelleri var OR'nin: Big Crocodile modeli ayağı 47-48 numaradan büyük kişiler için, Expedition Crocodile modeli uzun ve daha zorlu tırmanışlar için (alt kayışı değiştirilebilir, bacak iç kısımları ise ağır Cordura Plus kumaştan ve genel kalıbı biraz daha geniş). Tozluğun fiyatı normal tozluklara oranla daha yüksek; ama unutulmaması gereken şey bu tozluğun diğerlerine göre çok daha uzun hizmet edeceği.

Eksileri:
Tozluğun üst kısmında kullanılan taslan Gore- tex kumaş biraz zayıf; her ne kadar dikkat etseniz de zamanla krampon darbeleriyle veya aşınmanın çok olduğu yerlerden deliniyor. Tozluğun üst ağzını kapatan plastik kopça ağır kullanımda kolay kırılabiliyor. Bir de sık gördüğüm ve kolay giderilemeyecek bir sorun da, alt neopren bağın kapatılmasını sağlayan metal tokanin kayalarda kırılabilmesi.. Ama bu saydıklarım her ağır şartlarda kullanılan her tozluğun ortak dertleridir.. Daha ağır şarlar için Expedition Crocodile modelini tercih edin.



GRİVEL CAP tırmanış kaskı

Her ne kadar bisiklet kaskı ile nazi miğferi arasında bir kask gibi gözükse de, Cap şık ve kullanışlı bir tırmanış kaskı.. Grivel'in ürettiği bu kask, piyasadaki birçok hafif tırmanış kaskı arasında belki de en rahat model. Ağırlığı 335 gram olan ve tek, unisize boyutta üretilen kaskın içinde köpük, dışında ise sert ABS plastikten bir kılıf var..

Artıları:
Giyimi çok rahat, belki de dünyanın en rahat kaskı ve insan bunu takınca kafadaki varlığını tamamen unutuyor. Özellikle de kaskla tırmanmaktan rahatsız olan kişiler için bunu tavsiye ediyorum. Ayrıca bu kaskı soğuk koşullarda bereyle takmak da hiç rahatsız etmiyor.. Aleti kafaya takma sistemi çok rahat; bastırıp çevirerek kullanılan kırmızı ayar düğmesi ile kafa bandı arkadan ayarlanıyor ve çene altından geçen kayış da insanı sıkboğaz etmiyor.. Eskiden, bu kaskın ilk modelinde kafa bandını kaskın içine sabitleyen sadece cırtcırtlar vardı; şimdi bunlara kalın lastikler de eklenmiş; dolayısıyla kask güvenlik açısından iyileşmiş. Kaskın havalandırması gayet yeterli.. Aletin rengi çok güzel; normalde karbon grisi olarak satılan bu kaskın mat gümüş rengi ve Tibet bayrağı desenlerinde satılan modelleri de var.

Eksileri:
Her ne kadar konforlu bir kask da olsa bunu dağa ve tırmanışa çizip ezmeden taşımak zor. Bu tür kaskların en büyük dezavantajı olarak daima çanta içinde ve ezilmeden, berelenmeden taşınması gerekiyor. Bunun haricinde kafaya düşebilecek, yukarıdan hızla gelen bir taşı görünce kafayı refleks olarak öne eğerseniz, taş doğrudan açıkta kalan ensenize patlayabilir; bazı açılardan ense koruması eksik bir kask. Kaska lamba takmak için özel klipslerini edinmek gerek; bunu yapmazsanız benim gibi kaskın altına lamba takıyorsunuz (ve aslında iyi çalışıyor). Bir dezavantaj; aşırı sıcak havada kaskın tüylendirilmiş polyester kumaşla kaplı kafa bandı çok terletiyor ve sırılsıklam olunca da uzun süre kurumuyor.. Kaskın bazı çok gereksiz -ve asla almayacağım- aksesuarları var, mesela kış için Grivel'in ürettiği kulaklı bere, kunduz kuyruğuna benzer ense koruyucusu ve saydam bir vizör- ki buz tırmanışında işe yarayabilir ama bence soğukta nefesle buğulanacağı için para etmez. Son olarak, kaskın kafa bandının plastik arka kısmı çanta içinde ezilince bükülüyor ve şekli bozuluyor.




THE NORTH FACE VE-25 çadır

Çadırlar arasında tarihe adını yazmış bir klasik! Beş çubuklu tasarımı ve geniş bagajı ile belki de dünyada en çok taklit edilen bu üç kişilik çadır tasarımı, The North Face'in 1975'lerde tasarımcı / mimar Buckminster Fuller'in geodezik prensipleriyle tasarladığı Vector Equilibrium serisi ile başlamıştır. Yıllardır yerkürenin her yerinde, kutuplarda, Himalaya ekspedisyonlarında ve kış tırmanışlarında en çok kullanılan çadırlar bunlardır. Efsanevi özellikleri olan kalite ve sağlamlık, güvenilirlik, işlevsellik ve uzun süreli yaşanabilirlik bugünkü modellerde de sürdürülmüş. VE-25 modelinin ağırlığı 4.9 kilogram ve çadırın iç hacmi 4.5 metrekareyken vestibül dahil olunca 6 metrekareye çıkmakta. Normalde üç kişilik olup, dört ve hatta zorlayınca beş kişiyle de barınılabilen VE-25'in zemin boyutları 215 santimetreye 265 santimetre, yüksekliği ise en yüksek yerinde 123 santimetre. Çadır iç ve dış kat olmak üzere çift kat tenteli ve biri küçük, diğeri ise çubukla destekli büyük olmak üzere iki bagajı var.

Artıları:
Üç kişilik, ağır kış şartları, aşırı kar yağışı ve sert rüzgarlı koşullar için ideal çadır. Çubuklar, dış tente ve iç tente olarak bölünürse üç kişilik bir ekibe çok az yük ve hacim karşılığında mükemmel koruma sağlıyor. Kurulması biraz pratik ve deneyim gerektirse bile, tecrübeli iki kişi bu çadırı fırtına koşullarında ortalama dört dakikada kurabiliyor. Vestibül (bagaj) bölmesinin çubuğu haricinde tüm çubuklar aynı boy ve renkte, bunları devamlı giden kanallardan ittirerek çadır hızla dikiliyor. Özellikle soğukta ve elde eldivenle bu iş rahat yapılabiliyor. Bagaj bölmelerinin genişliği ve rahatlığı kış tırmanışlarında çok önemli; uzun sürelerde bile çadır içinde sıkılmadan, daralmadan yaşamayı sağlıyor.. Eski modellerden farklı özellikler arasında fermuarlı iç ve dış havalandırmalar, içte tavana eklenmiş geniş tül cepler, üçlü gruplar halinde biraraya getirilen sabitleme ipleri, fosforlu çadır gerdirme ipleri, dış tentede -60 dereceye kadar dayanıklı saydam poliüretan pencereler, çadır taban dikişlerinin ve dış tente dikişlerinin bantla su geçirmez hale getirilmiş olması sayılabilir. Havalandırmalar iyi çalışıyor; tümü açık olunca dışarıda tipi olsa bile içeri kar girmiyor. Saydam pencereler çadırın zaten sarı renkle aydınlık olan iç mekanını daha da rahatlatmış. Fosforlu gergi ipleri ise gerçekten de geceleyin kilometrelerce öteden çadırı bulmanıza yarıyor! Çubuklar her zamanki gibi kaliteli; 9 mm çapındaki Easton 7075 T9 aluminyum alaşımdan yapılmışlar. Çadırla gelen 16 adet v-profil aluminyum kazık son derece kaliteli ve kullanışlı. Çadırın ön ve arka bagajlarındaki kar etekleri son derece iyi çalışıyor; en sert fırtınada bile bunların üzeri karla kapalıysa içeri kar girmiyor.

Eksileri:
Üç kişiden küçük bir ekipler veya ideal yaz koşulları için gereksiz ağır ve fazla özellikli bir çadır. Eski modellerde 4.4 kilogram olan ağırlık, eklenen detaylarla 4.9 kilograma tırmanmış. Eski modellerde çadırın dış tente yan eteklerinde gerdirme yerleri vardı ama son modellerde bunlar yok; bu nedenle de çadır iyi gerdirilse bile etekler gerilemediği için rüzgarda ses yapıyor. Tabii ki, çadırın tente uçlarına, özellikle de bagaj bölmelerine taşla yere sabitlemek için uzun ipler bağlanması gerekiyor. Çadırın birçok yerindeki dikişler su geçirmezlik için bantlanmış olsa bile, yine de çadırdan çıkan seam-sealer maddesi ile bazı dikişleri içten yalıtmanız gerekiyor. Bir de, dairesel kesimi dolayısıyla çadırın bazı -özellikle de ön ve arka dış bagajdaki- fermuarları çok sıkışıyor. Çadırın iç ve dış tentesindeki fermuarların kesimi dolayısıyla giriş ve çıkış çok rahat değil; ama bu özellikleri dolayısıyla çadır sert iklim şartlarında iyi çalışıyor. Kısaca, bu çadır yumuşak koşullar için ideal değil! Son modellerde çubuk uçlarındaki pimlerin yerinden çıktığını veya bozulduğunu gördüm, bu da hiç hoş değil. Fiyat olarak oldukça pahalı bir çadır bu; ama iyi kullanılırsa evladiyelik bir alet olduğu için verilen paraya değer.




GRİVEL RAMBO buz aleti

Kullandığım ve en çok sevip memnun kaldığım buz aleti -adının garipliğine karşın- Rambo idi... Üretilen her iyi malzeme gibi bunun da sonradan, 1999 yılında değiştirilen tasarımının geriye doğru bir gidiş olduğunu düşünüyorum. Yukarıdaki resimde aletin 1999 tasarımı olan Rambo II modelini görüyorsunuz. Grivel'in 'buz şelalesi tırmanış devrimi' başladığı zaman ürettiği bu modüler alet, Charlet- Moser Pulsar ile beraber zamanının en iyi aletiydi. Bugün de kalitesi ve kullanış rahatlığı açısından hala çok yüksek değerdedir.. Ağırlığı 720 gram kadar olan Rambo buz aleti, 48 ve 53 santimetre uzunluklarda iki boyda ve eğik saplı olarak üretilmiştir. Bu aletin düz saplı ve yine modüler olan modeli Courmayeur adıyla piyasada bulunabilir, ayrıca 400 gram kadar hafif ve artık maalesef üretilmeyen Geronimo modeli de çok başarılıydı (tüm bu aletler aynı seri uç ve arka parçaları paylaşıyorlardı). Tabii, 2003 yılı itibariyle Grivel saydığım bu modellerin üretimini kesip yeni 'Alp Serisi' aletlere geçmiştir. Onun için de, siz buz ve mixseverlerler elinizi çabuk tutup birer Rambo, Courmayeur veya Geronimo edinin derim..

Artıları:
Sapının inceliği dolayısıyla Rambo'yu elle kavraması çok rahat, bu nedenle de ön kollar için hiç yorucu değil (Rambo II modelinde sap kalınlaşıp şekli bozulmuş ve bahsettiğim etkinlik azalmış). Sapın ince olması özellikle küçük elli bayan tırmanıcılar için büyük bir artı. Eğik sapın bileğe verdiği açı nedeniyle dik buza savurması çok doğal bir hareketle yapılan bir alet bu. Değişik sivri uç türleri olan Evolution (şelale buzu ve dik buz kulvarları için, ters eğimli, kalınlık 3 mm.), Goulottes (mix rotalar ve dik alpin buz için, az ters eğimli, kalınlığı 4 mm.) ve Face Nord (mix tırmanış ve genel alpinizm için, az ters eğimli, kalınlığı 5.5 mm.) ile farklı tırmanışlara adapte edilebilen Rambo'nun arka ucuna da büyük veya küçük çekiç uçları, New Alp adlı tırtıklı üçgen kaşık veya küçük kaşık da takılabilmektedir. Kafa kısmının düz yapısı nedeniyle Alpinizmde zaman zaman kazma tepeden kavranarak kullanılınca eli rahatsız etmeyen bir tasarım bu; hatta son modellerde 'cheek' adı verilen plastik yanaklarla hem vidalar darbelerden korunmuş hem de elle tepeden kavranınca tutmak rahatlaşmış. Rambo görsel ve estetik olarak da güzel bir gereç; insan alete bakınca tırmanmak istiyor! Gerçekten de hem mix zeminde, hem de buzda çok rahat ve elin uzantısıymışçasına etkin kullanılabilen bir alet.

Eksileri:
Rambo'nun pek eksiği yok, ama her modüler buz aleti gibi bunun ön ve arka uçlarını arazide değiştirmek sorunlu; gereken bir adet allen anahtarını ve normal somun anahtarını taşımak gerek (ayrıca yedek allen vida ve somun taşımak da doğru olur). Sert kullanımda kafadaki vidalar kolay gevşiyor; tırmanışta sık aralıklarla kontrol etmek şart.. Grivel'in buz aleti bilek kayışları -her zamanki gibi- çok kıytırık ve işlevsiz, bunları Charlet-Moser Saf'lock kayışlarla değiştirmek akıllıca olacaktır.. Rambo'nun ince olan sap lastiğini kara veya sert buza çok sokup çıkarınca (ki alpinizmde sık yapılıyor) lastik çorap gibi sıyrılmaya meyil ediyor.. Normalde bu aletle gelen çekiç arkası çok küçük, sikke çakarken isabet ettirmek maharet gerektiriyor ve çok sefer aletin sapını kayaya veya sikkeye vuruyorsunuz!.. ve de bu çekiç ucu, diğer bazı buz aletlerindeki gibi mix tırmanışta kaya çatlakları arasına sıkışamıyor; çünkü şekli tam kare ve çok küçük. Ayrıca aletin arka ucunu -çekici veya kaşığı- kullanmak (eğik sap şekli nedeniyle) çok sorunlu, etkin olarak vuramıyorsunuz. Aletin tepesindeki büyük delikten bilek kayışı geçtiği için aleti karabinle buradan belinize asamıyor, mutlaka ufak bir yardımcı ip parçasını düğümleyerek bunu yapıyorsunuz (oysa Black Diamond'un buz aletleri ne güzeldir; tepedeki delik büyük olduğu için istediğinizce kullanırsınız). Son olarak, Grivel'in hemen her metal malzemesi gibi Rambo da bir süre nemli kalınca berbat şekilde paslanıyor..



THE NORTH FACE FLİGHT JACKET tırmanış ceketi

İlla ki Gore- tex ceket istemeyenler, daha ucuz ama özellikli bir ceket arayanlar veya hafif, nefes alabilir ceketlerde bir seçenek isteyenler için.. The North Face firmasının ürettiği bu ceket üç kat Hyvent kumaşından ve su geçirmez, nefes alabilir özelliklere sahip. Basit, hafif ve hareket kabiliyeti yüksek olan bu giysi tırmanmak, bisiklete binmek vb. aerobik faaaliyetler için son derece uygun. Ağırlığı 590 gram, paket boyutu ise çok ufak.

Artıları:
Çok hafif, çok ufak hacimli bir ceket. Gore-tex ceketler ile karşılaştırılabilir derecede su geçirmez, ama çok daha nefes alabilir bir kumaşa sahip, bunun bir nedeni de kumaşın DWR adlı su geçirmezlik işlemine tabi tutulmuş olması ve suyu emmeyip kaydırarak atması. Tüm dikişlerin içten yalıtılmış olması da yağmurda su geçirmezlikte önemli.. Yan ve öndeki esnek kumaş paneller nedeniyle hareket kabiliyeti çok yüksek; ceketle tırmanmak son derece rahat ve vücuda çok fit şerkilde oturuyor. Üzerinde sadece gerektiği kadar cep var (içte iki gizli tül cep, dışta iki büyük cep ve dışta bir de Napolyon cebi). İki dış cebin aynı zamanda koca göğüs havalandırmaları olarak da yararlı işlevleri var. Kapşon yapısı çok güzel; esnek kumaştan tasarımı ve lastiklerin tek el ayar özerllikleri ile kaskla da kolayca kullanılabiliyor veya gerekmeyince katlanıp içeri kıvrılıyor. Ceketin fiyatının da bir Gore-tex ceketin yarısı veya daha azı kadar olması büyük avantaj.

Eksileri:
Bu ceketin ağır kumaştan bir Gore-tex ceket kadar dayanıklı olmadığı kesin. Bununla uzun süre ağır koşullarda tırmanılırsa eskimesi kaçınılmaz, çünkü kumaşı ince. Ama bunun dışında hiçbir eksik yanı yok bence; hızlı dağ tırmanışları için ideal ceket.

 



Biyografi
| Eserler | Geçmiş Zaman Olur ki | Basında Tunç Fındık | Foto GalerisiTırmanış Malzemesi Değerlendirme ve Yorumları |
Güncel HaberlerTırmanışlarımdan (Yurtiçi - Yurtdışı - Tırmanış Bahçelerinden) | Linkler | e-mail
 
<< geri