|

LOWE ALPİNE- CERRO TORRE 65+20 sırt çantası
Lowe Alpine'in en eski sırt çantası modellerinden birisi olan Cerro
Torre'nin yenilenmiş modeli. Oldukça büyük bir çanta haline gelebilen
ve ekspedisyonlar ile ağır yük taşınan durumlar göz önüne alınarak
üretilmiş bir çanta bu.
Artıları: mükemmel sırt sistemi sayesinde sırtınızı ve belinizi
mahvetmeden, en ağır yükleri bile rahatça taşıyabiliyorsunuz (çoğu
bu tür çantanın söz verip de yapamadığı malum!), çanta oldukça büyüyebilmesine
rağmen boyutu oldukça da küçülebiliyor (toplamda 85 litrelik bir
çanta için iyi bir özellik!), üzerinde oldukça az perlon, aksesuar
vb. var, bu da hem ağırlık hem de gereksiz detay açısından akıllıca.
Fiyatı birçok bu tür çantalara göre düşük, çantanın kumaşı ve materyelleri
son derece sağlam ve kaliteli.
Eksileri: Orijinal modelinde 1.9 kilo olan boş ağırlık neredeyse
3 kiloya ulaşmış, bu da gerçekten çok ağır yükler taşınmayacaksa
çantayı gereksiz kılıyor. Asla kullanmadığım- ve de sevemediğim-
bir özellik olan alt kısımdaki tulum fermuarı büyümüş ve yarım ay
biçimini almış (eski modellerde sadece düz bir fermuardı bu), dolayısıyla
bu kısım şekilsiz olmuş. Tabii ki bu çanta kaya ve buz tırmanışı
olan yerlerde kullanılmak için tasarlanmamış, ama yine de tırmanmak
rahat oluyor. Kazmalıkların sabit ayarda dikilmiş olmaları iyi değil,
ayrıca çantanın arka yüzündeki lastikler işlevsiz. Çantanın yanına
mat, çadır vb. bağlamak için uzatma perlonları gerekiyor (aslında
bu iyi bir şey, çünkü çantada salkım saçak perlonlar olmaması daha
güzel).

GRİVEL- RAMBO II krampon
Grivel'in başarılı bir tasarımı olan Rambo, son derece iyi ve denenmiş
bir buz/donmuş şelale kramponu. Rambo Comp (buz tırmanış yarışması
için özel model) ve Rambo Mix (aynı kramponun ortadan oynar, mix
tırmanışa yönelik tasarlanmış modeli) ile değişik aktivitelere de
hitap eden Rambo modeli, kalıcı bir buz kramponu bence.
Artıları: Şelale buzunda ve alpin buzda mükemmel tutunabilen
jilet gibi keskin front-point uç noktaları gayet iyi, bunların T-kesitli
metalden yapılmış olması dayanıklılık için de güzel bir detay (birçok
diğer şelale kramponu gibi sadece dikey front-point uç olsaydı pek
de farklı olmayacaktı), kaliteli bir krom -molibden çeliğinden yapılmış
kramponu körelince sivriltmek son derece kolay, burun tokasındaki
şok emici kıvrım (SAB- shock absorbing bale) gerçekten iyi çalışıyor
ve bence en sert darbelerde bile kramponun bottan çıkmasını bir
nebze olsun engelliyor. Orta kısımdaki dişlerin içe kıvrık kenarları
sert karda -özellikle inişte- tutuşu güçlendiriyor. Değişik tür
ayakkabıların tabanlarına ayarlayarak monte etme olasılığı süper
güzel, front-point uçları uzatma veya kısaltma -veya istenirse mono-point
uç monte etme- seçeneği de var, ayrıca yandaki sarı renge boyalı
ikincil diş serisini de ileri geri monte edebiliyorsunuz. Estetik
açıdan da şahane bir malzeme bence.
Eksileri: Her güzelin kusuru olurmuş derler, bunun da var
tabii. Bir kere, Grivel'in her ürünü gibi zaman içinde berbat şekilde
paslanıyor ve aletin karmaşık yapısı, kabartı-girinti gibi detayları
nedeniyle temizlemek oldukça sorunlu oluyor. Jilet gibi uçlar, buz
haricinde (mix tırmanışta) derhal köreliyor, kramponu arazide ayarlamak
ve/veya parça değiştirmek çok zor. Her ne kadar etli front-point
uçları da olsa, bu krampon sert kar tırmanışı için değil, sadece
buz için tasarlanmış, dolayısıyla aslında son derece özel bir alet,
yani her yerde kullanılabilecek bir genel amaç kramponu olarak alınmamalı.
Ön tokadaki şok emen parça (SAB front bale) nedeniyle aletin her
bota uyması olası değil, alırken mümkünse botunuza deneyin! Uymazsa
botunuzun uç ve yan kısımlarından jiletle parça kesip tıraş ederek
uydurma seçeneğini ihmal etmeyin.. Bu krampon esnek botlarla kullanılmak
üzere tasarlanmamış, mutlaka sert bir deri veya plastik botla kullanın
(daha esnek botlar için belki de Rambo Mix modeli kullanılabilir).
Mutlaka kramponla satılan latex anti-kar plakasını da kullanın,
diğer türlü -ıslak kar koşullarında- çok kar toplayan bir krampon
bu. Tabii ki, anti-kar plakasını bota bağlayan metal klipsler biraz
dandik olduğu için kayboluyor veya kırılıyorlar- sonuçta plaka,
krampon ve bot arasına kar dolunca tehlikeli olabiliyor. Çözüm,
plakayı krampona çelik tel bükerek bağlamak!
GRİVEL- BLACK THİRD buz çekici/üçüncü alet
Grivel'in hafif bir ikinci alet veya acil durumda kullanılmak üzere
taşınacak bir üçüncü alet olarak ürettiği Black Third'ün uygulama
alanı son derece geniş aslında. Geçiş mevsimlerindeki alpin tırmanışlarda
tek buz kazması olarak veya yazın büyük yüzlerde (özellikle tırmaış
sonrasında inişte) buza rastlanabileceği düşünülerek de taşınabiliyor.
Farklı uzunluklarda- 43 ve 48 cm. boyutlarında üretilen bu alet,
aslında hafif ve küçük hatun tırmanıcılar için de buz aleti olarak
ideal.
Artıları: Çok hafif, görece ucuz ve kendi klasmanı içindeki
aletlere kıyasla çok kaliteli. Arkasında çekiç olması da bir avantaj
bence (bunun kaşıklı modeli de hafif bir kazma olarak satılıyor).
İkinci alet olarak da oldukça yeterli ve buza girişi (her ne kadar
şelale tırmanışı için olmasa da) yeterli sayılır. Küçük sap çapı
ve sapta lastik olması sayesinde kavramak kolay ve az yorucu oluyor-
benzer başka aletlerde sapta lastik yok!
Eksileri: Abartılı ve ağır kullanımda ucu kırılabilir -
kırılırsa aletin ucunu kestirip kaya çekicine döndürmek veya emekli
etmek gerekiyor. Gerçek bir buz kazması gibi kar emniyeti almakta
veya düşünce durmakta kullanılamaz (boyutu ve konstrüksiyonu dolayısıyla)
ama zaten bu aletin amacı da bu değil! Bir tür kayış- ip sistemi
takmak gerekiyor (ben bunu ince iple kemere bağlayarak kullanıyorum,
gayet uygun oluyor).

LA SPORTİVA- NEPAL EXTREME tırmanış ayakkabısı
Belki de dünyanın en popüler alpinizm ayakkabısı. Ayağa bir tür
kaya ayakkabısı gibi iyi oturan ama krampon takılabilecek kadar
da sert olan bir bot ve son derece konforlu. Daha ılık iklimler
veya normal yaz Alpler kullanımı için yalıtımsız bir modeli de olan
bu ayakkabının çiftinin ağırlığı 1.3 kg. kadar.
Artıları: Zaman içinde esneyip gevşemeyen bir taban sistemi
var ( zira çoğu dağ tırmanış botları ilk birkaç kullanımı takiben
tabandan yumuşayıp patiğe dönerler!) Hem buzda hem de kayada son
derece iyi tırmanılabiliyor, diğer dağ botlarının kalın, 'filayağı'
gibi hissizliği bunda biraz daha az. Her sert tabanlı botta olduğu
üzere, kayadaki köşe ve küçük çıkıntılarda kolay tutunma özelliği
çok güzel. Kramponla kullanım için ideal bir bot- tabanın sert,
boğazın daha yumuşak olması keyifli ve yormayan bir buz tırmanışını
sağlıyor. Bu bot özellikle de otomatik ve yarı-otomatik bağlamalı
krampon sistemleri için mükemmel. Botun neredeyse tüm alt yarısını
kaplayan friction lastiği de hem tırmanışta, hem de botun dayanıklılığında
etkin rol oynuyor. Daha soğuk iklimler için üretilmiş olan Nepal
Extreme modelindeki Thinsulate yalıtımı oldukça işlevsel. Botun
bağ sistemi çok iyi, botu istediğiniz yerinde istediğiniz sıkılıkta
ayarlamanız için herşey yapılmış.. Botun eski modellerinde krampon
ön toka oluğu hemen aşınıp bitiyordu, ama şimdiki modellerde burayı
çok sağlam yapmışlar ve kolay aşınmıyor. Bot son derece rahat, kutudan
ilk çıkıp giyildiği zaman bile ayağı asla vurmuyor (sadece, önlem
olarak topuğun yanlarını bantlamayı öneriyorum). Botun derisi çok
zor ıslanıyor ve ıslansa bile hemen kuruyor.
Eksileri: Belli bir zorluk derecesinden ötede kaya tırmanışı
(mesela spor tırmanış!) için tabii ki kullanılmaz. Taban bittiğinde
değiştirilmek üzere tasarlanmış ama bu Türkiye'de hiç olası değil,
dolayısıyla tabanı eskiyice üstü yeni, altı bitik bir botla kalıyorsunuz..
Bu bot uzun süreli kış tırmanışları için uygun değil, eninde sonunda
deriden yapılmış bir bottur ve uzun sürelerde, ıslak karda ayağı
üşütebilir. Dolayısıyla kış kullanımı için biraz daha büyük boyutta
alıp yeti tozlukla kullanmak gerekecektir. Botun fiyatı bazı yerlerde
oldukça pahalı- ama mesela Avrupa ülkelerinde biraz daha ucuza alınabiliyor.

THE NORTH FACE - NORTHWİND çadır
The North Face firmasının 1999-2000 yıllarında ürettiği ve serisini
devam ettirmediği Northwind, su geçirmez/nefes alır kumaştan (ama
Gore-tex değil!) üretilmiş ve tek kat tenteli bir tırmanış çadırı.
İki kişi için tasarlanmış.. Bu çadırı bir kamp çadırı olarak değil
de, konforlu bir bivak çadırı olarak düşünmek daha doğru olur.
Artıları: Çok hafif (2 kilo), oldukça küçük paket boyutu
var, çok kolaylıkla ve kısa sürede kuruluyor (üç değişik renkli
easton aluminyum çubuk, uygun renklerdeki tünellere itiliyor). Çadır
olağanüstü sağlam ve tünel şekli dolayısıyla rüzgara son derece
dayanıklı, iyi kurulunca davul gibi gergin oluyor. Rengi mükemmel
(altı sarısı!). Tek kat su geçirmez/nefes alabilir kumaşı, kışın
soğuk havada (nem olmadığında) çok iyi soluyor ve hiç nem yapmıyor,
nemli havada bile dışarıdan su almıyor. Çadırın iki ucundaki karşılıklı
iki geniş kapı sayesinde gerçekten etkin havalandırma sağlanıyor
(özellikle fırtına koşullarında içeride ocak yakmak gerekince!).
Gerdirme ipleri ve çadırın bazı yerlerindeki parlak bantlar, geceleyin
çadırı bulmayı ve iplere takılıp düşmemeyi sağlıyor.
Eksileri: Sert koşullarda uzun süre geçirmek için yapılmamış
olmasına rağmen, çadırın bagajı -vestibülü- olmadığı için fırtına
halinde ocak çadırın içerisinde yakılıp, herşey ( kar eritme, yemek
vb.) içeride yapılıyor, öyle zamanlar için çadır son derece dar
ve rahatsız. Ayakkabılar, çantalar vb. herşeyin de içeri alındığını
düşününce, içerisinin tıkış tıkış olması klostrofobik oluyor! Ama
hava iyi olunca tüm bunlar torba ile dışarı atılıyor ve içerisi
boşalıyor. Velhasıl, çadırın kumaşı nemli / ılık havada nemi yeterince
dışarı atamadığı için, içeride yoğunlaşma ve nem birikimi ile ıslanma
oluyor (ama bu The North Face'in suçu değil, zira bu çadırı yüksek
irtifanın kuru/soğuk havası için üretmişlerdi). Çadır self-standing
(kendi kendine ayakta duran) bir tasarım değil de, tünel tasarımı
olduğun için (kurması kolay olsa da) yere iyice sabitlemek lazım,
bunun için de en azından çadırın iki ucuna kar emniyet plakası,
kazığı veya aluminyum kar kazığı kullanmak gerekiyor. Son olarak
da, satış fiyatı çok yüksek.
|