|
Başlığı okuyunca ‘burası da neymiş’ dediğinizi duyar gibi oluyorum.
İşte yine acayip adı olan bir dağ! Aladağlar’ın ıssız , unutulmuş
bir köşesindeki bu yassı kaya yığını, oldukça uzun bir süredir
aklımda olan ama bir türlü denk düşürüp de gidemediğim bir tırmanıştı.Akşampınarı’ndan
Sıyırma boğazına girerken,güney yönünde Little Trango olarak tanınan
kulelerle ,Avcıbeli vadisinin sol duvarlarını oluşturan sırt hattı
arasından gözükür Sıyırmalı Kapız, kırıklı ve uzun, altında dik
duvarı olan bir kaya sırtıdır.Sonra,siz yürüdükçe gözden kaybolur,bir
daha da görmezsiniz… Bu sefer , Kürşat ile amacımız Kaldı Dağı’nın
kuzeyini tırmanmaktı ve gecenin bir köründe duvarın altına,buzulun
yanında bivak atmıştık.Aladağ’ın Ağustos kuraklığında ,böyle gürül
gürül dere akan bir yerde olmak ne güzeldi!
Alışkanlığımız olduğu üzere, uzun bir rotaya girmeden önceki gün
,alışma ve ısınma niteliğinde daha kısa bir rota tırmanırdık ve
yine öyle olacaktı.Derin bir uykunun ardından ,ertesi sabah, keyifli
bir kahvaltı ve kahve sonrasında gözlerimiz günün ehemmiyetine uygun
bir rota aradı ve buldu:Sıyırmalı Kapız.Little Trango’nun Güneye
devam eden sırtı ve Kaldıbaşı’nın kuzeye uzanan sırtının birleştiği
yerde olan Sıyırmalı Kapız Dağı’nın ,Kaldı buzul çanağı’na bakan
duvarları dik ve yekpare gözükür. Ancak gözüktüğünün tersine,bu
dağ bir çok ayrı(ama birbirine yakın) kaya parmak ve kulesinden
oluşmaktadır ve karmaşık bir yapı sunmaktadır.Dağla ilgili hiçbir
kayıt olmadığından dolayı neresi tırmanılmış,kim çıkmış gibi bilgiler
hiç yok ama pek az tırmanılmış bir yer olduğu da gerçek.
Tembelliği bırakıp,bivak yerimizi terkederek buzul çanağının curuflu
sırtları arasından çanağın en ucuna doğru ilerlememiz biraz zaman
aldı.Sıyırmalı Kapız’ın hemen kuzey sırtı üzerindeki bele ulaşan
dik ve su aşındırmış görünümlü bir kulvara baktık. Kulvar’ın serbest
gideceğini tahmin ederekbasit tırmanışlarla giriştik işe, gerçekten
de ilk kısımlar rahattı,hızlı şekilde III derece ve sağlam olan
kayada yükseldik.Arada etap etap karşımıza çıkan daha zor veya çürük
yerleri de fazla dert etmeden geçtik. Böylece ,ipi açmadan bu 200
metrelik dik etabı tırmandık.Bu arada ikimiz de birbirimize ,hoşumuza
gitmezse ip açmaktan çekinmemeyi önermiştik.Kürşat ile zevkli ve
eski bir tırmanış arkadaşlığımız vardır. İkimiz gittiğimiz tırmanışlarda,o
gün iyi olan lider gider,kötü hisseden artçı gelir, hiçbir zorlama
olmaz ve garip bir mizah duygusunu paylaşırız. Uzun lafın kısası,
dağa gitmeyi sevdiğim bir adamdır Kürşat.
 |
 |
Kulvarın bizi çıkarttığı sırt oldukça keskin ve hemen arkası Trango’nun
çanağına düşen büyük bir boşluk.Sırtın kuzeyindeki duvar etaplarının
hemenüzerindeki ufak,dar setler ve kısa ,dikçe etaplardan tırmanarak
Sıyırmalı Kapız’ın kuzeyine yan geçiyoruz.Tırmanışın bu kısmı bile
oldukça boşluk hissi veriyor. Dağın kuzeyinin tırmanmamız gereken
etapları dik ve hatta negatifli ,ara noktası kıt ve sapsarı-kızıl
renkli gözüküyor,bu da hiç hoşumuza gitmedi..Neyse,görürüz diyerek
dik slab’lar, kısa bir çarşak yangeçişi ve yine bir slab tırmanarak
rota altına varıyoruz.Artık, esas ve en yüksek zirvenin hangisi
olduğu anlaşılıyor: hemen önümüzdeki kulenin üzeri.
 |
Biraz bakınma,biraz sıvı alma, bir parça çikolata yeme gibi rutinleri
takiben,malzemeleri kuşanıp kaya botlarını giyince,Kürşat lider
girmek istiyor.İki kulenin sırtları arasında çürük,döküntülü ve
sarımtırak renkli başlayan derin bir kaya kulvarı yukarı gidiyor,sevimli
bir yer değil ve tamamen dik.Ara emniyet konusuysa adı var kendi
yok gibi olsa bile ,Allahtan öyle değil ,Kürşat sağlam noktalar
atmayı başarıyor.Bu şekilde , kırmızı-yeşil çift iple yükselen
Kürşat,kısa duraklamalarla kulenin sırtı üzerine varıp görüş açımdan
çıkıyor.Azsonra da istasyonu kurduğunu bağırarak beni yanına alıyor.Kaya
kulvarının zorluğuna III+, IV- derece denilebilir ama çürüklük
her tür derece tahminini saptırıyor bence. Bu tür yerlerde, görece
kolay yerler bile son derece başbelası olabilir.. Kulenin omzuna
tırmanınca Kürşat’ın istasyonunu görüyorum.Zirveye ulaşan yarım
ip boyunu da ben lider gidiyorum,III derece ve tabii ki çürük. Ancak
manzara etkileyici :Kaya parmakları arasında tırmanan iki dağcı!
Zirveyi oluşturan küçük platformda bir taş baba var ama aradığımız
halde hiçbir yazı,not vb. bulamıyoruz.Bizden evvel birileri elbette
ki tırmanmış, ama bizim kuzey rotasından olması çok olası değil.Anlaşılan
o ki, Avcıbeli vadisi veya Kaldı buzul çanağı tarafından daha kolay
bir rotası var bu dağın,zaten zirveden bakınca da bu olasılık görülebiliyor.
 |
Esas manzara Kaldı’nın kuzey duvarı ve buzulu , rota incelemek
açısından mükemmel bir konumdayız.
Havada ince , mat bir bulut katmanı var,gerçi hiç de şikayetçi
değiliz,çünkü güneşte pişmek yerine serin olmasını tercih ediyoruz.Ancak
uzaktan uzağa gökgürültüsü duyar gibi olunca inişe başlıyoruz. İnişin
ilk kısmını 25 metre kadar serbest alçalarak,sonrasınıysa bir
adet halkalı sikke çakıp çift iple 60 metre kadar iniş yaparak hallediyoruz.Dağın
kuzeyindeki ,slab’ları , çarşaklı etabı ve setleri inip, sırta,oradan
da dik kulvarımızı izleyerek buzul çanağına…
Rota hakkında yapılabilecek yorum: Tırmanış,çürüklük nedeniyle
zevkliliğinden yitirse bile,değişik,ilginç bir dağın farklı bir
rotası.
|