18 Nisan 2018

PAKİSTAN-NANGA PARBAT (8125m) TIRMANIŞI BAŞLIYOR!

(Fotoğraflar: kaynak internet olarak belirtilenler haricinde Tunç Fındık’a aittir)

Nanga Parbat, Hermann Buhl’un dağı! 

19. yüzyıl sonundan itibaren başlayan tırmanış tarihinde insan zafer ve trajedileriyle  ön planda çıkan, dünyanın zorlu yüksek dağlarından olan 8125 metrelik Nanga Parbat dağına tırmanış için 30 mayıs 2018 tarihinde Pakistan’a yola çıkacağım. Bu benim, 2013 yılı ardından, Nanga Parbat’a ikinci seferim olacak.

Bu heyecanlı tırmanış 45 gün kadar sürecek. Nanga Parbat tırmanışını Romen tırmanıcı dostum Alex Gavan ile beraber, ana kamptan ötede taşıyıcı kullanmadan ve oksijen desteksiz, ultra küçük bir ekip olarak, 1962 Alman Kinshofer rotasından (Batı/Diamir yüzü) yapmayı planlıyoruz.  Bu tırmanışın ana sponsoru, Pakistan’da doğal enerji yatırımları olan Zorlu Enerji Grubu olacaktır.  Ayrıca Türkiye atleti olduğum The North Face, her zamanki gibi tam desteğiyle ardımda olacak. Yine Türkiye atleti olduğum Grivel ve Atlas Outdoor’un yanısıra Metabolik Cerrahi,   Teknomobil İletişim (Thuraya uydu telefonları), Canon, Solgar, Suunto, Oakley ve Quality Partner de  beni destekliyor. Başarabilirsem, bu benim için 14×8000 listesinden onikinci, toplam ise (Everest’e iki sefer farklı rotadan çıktığım için) onüçüncü 8000 metrelik dağım olacak. Bu tırmanışımı yeni Instagram sayfam olan tuncfindik8000 adresinden güncel olarak izleyebileceksiniz.

Nanga Parbat dünyadaki dokuzuncu en yüksek dağ ve 14 adet 8000 metrelik dağ arasında zorluk olarak ilk beş içinde (K2, Kangchenjunga, Dhaulagiri, Makalu ile beraber) yeralıyor. Nanga Parbat teknik olarak zor bir dağ;  dikey buz ve kayada zorlu tırmanışlar içeriyor ve dağın fiziki boyutu çok masif; her rotada ana kamptan itibaren minimum 4000m kadar irtifa alımı yapılması gerekli.  Nanga Parbat, tabanındaki İndus nehrinden başlayıp zirveye ulaşan 30km mesafede 7000m irtifa alımı ile dünyadaki en hızlı yükselen coğrafya parçası olarak da rekoru elinde tutmaktadır.

Nanga Parbat’ın iklim durumu görece avantajlı, daha farklı ve kaotik iklime sahip Karakurum silsilesine nazaran, ideal sezon olan yaz başında  daha dengeli ve oturmuş  bir hava durumu var. Tabii, 8000 metrede -45C’lere düşen  soğuk havanın  her 8000 metrelik dağdaki gibi işin çok önemli bir parçası olduğunu unutmamak gerek.. Nanga Parbat’ın en büyük zorluğu, ciddi boyutlara varan çığ riski ve buzul çatlakları ki, Kinshofer rotası, teknik zorluğuna ve dikeyliğine karşın  dağın çığ riski açısından  en güvenli sayılır  rotalarından ve  zirve çıkışları için de en sık kullanılan güzergah. Dikkat çekici bir detay, Nanga Parbat’ın, günümüze kadar  sadece tek tekrar görmüş olan 1953  ilk çıkış rotasının (Rakhiot yüzü)  günümüzde standart rota olarak kullanılmamasıdır  çünkü ilk çıkış rotası çok uzun ve zahmetlidir, bir o kadar da çığ riski içermektedir (aynı durum Gasherbrum 1 için de geçerlidir).

Nanga Parbat’a ilk tırmanış denemesine, 1895 yılında İngilizlerin efsanevi kaya tırmanıcısı Alfred Mummery tarafından, Rupal yüzünden  yeltenilmiştir  ancak bu ekipten bir daha haber alınamamıştır. 1930’lu yıllarda zirvesine ulaşmak için olan beyhude Alman tırmanış denemeleri ve sonucundaki   büyük can kayıpları nedeniyle Nanga Parbat  ‘Alman Mezarlığı’ (schiksalgebirge der deutsch) olarak adlandırılmıştır ve ilk çıkışa imza  attıkları için bir ‘Alman Dağı’ olarak bilinir.  Sanskritçe ismi olan Nanga Parbat  ‘çıplak dağ’ manasına gelmektedir ve bu dağ ‘Diamir’ yani ‘dağların kralı’ olarak da anılmıştır. Nanga Parbat,  doğusundaki Karakurum silsilesi ve   kuzeyindeki Hindukuş silsilelerine İndus nehri hattında temas eden Pakistan Himalaya’sındadır ve  tüm Himalaya zincirindeki  en batıda bulunan 8000’liktir. 1953 yılında Karl Herrligkoffer liderliğindeki geniş bir Alman/Avusturya ekspediyonu tarafından denenen ve  sonunda Avusturyalı Hermann Buhl’un tek başına, korkunç bir zorluk ile zirvesine ilk defa ulaştığı bu dağ, 1970’lerdeki Messner kardeşlerin filmlere konu olmuş  trajedisiyle akıllara kazınmıştır.  Yakın tarihte bu dağdaki en büyük trajedi, 2013 yılı yazında  11 dağcının 4100m’deki ana kampta köktendincilerin terör saldırısında kurşuna dizilmeleri olmuştur (ben bu saldırı sırasında 2.kampta (6100m) olduğum için canımı kurtarmıştım, şansıma!)  Yine yakın zamanda birçok denemeden sonra bu dağın ilk kış çıkışı Simone Moro (İtalya), Alex Txicon (İspanya) ve Ali Sadpara (benim  Pakistanlı Broad Peak tırmanış arkadaşım!) tarafından 2017 yılında yapılmışken,  2018 yılında  Nanga Parbat  bir kış çıkışı trajedisiyle daha gündeme  gelmiştir.

Bizim bu sefer tırmanacağımız  Batı yüzü 1962 Alman rotası (Kinshofer rotası olarak bilinir; ilk çıkış: T. Kinshofer /A.Mannhardt /S.Low) dik ve güzel tırmanış sunan bir güzergah. 2013 yılındaki terör trajedisinin olduğu gecenin gündüzünde, İranlı arkadaşım Mehdi Goulipour ile beraber  bu rotayı tırmanmıştım.   Aslında 1. kamptan (5000m) 2.kampa (6100m) kadar olan bu etap, yani Low buz kulvarı ve Kinshofer kaya duvarı, Batı Alplerde aynı uzunlukta, minimum TD+ derecesinde bir teknik duvar ile karşılaştırılabilir ama sözkonusu kısım dağın yarısına bile ulaşmıyor, sadece alt üçte bir kısmını aşabiliyor.. Kısacası, bir tane Les Droites kuzey duvarı üzerine bir adet Matterhorn ve bir de Mont Blanc’ı koyun, işte esas boyut o oluyor! Kinshofer rotasında ana kamptan bir buzul geçişiyle irtifa alınıyor ve 1.kampa varılıyor (4900/5000m). Buradan dik bir kar-buz kulvarı olan Low buz kulvarı (50-65 derece, 800m kadar  kar-buz) tırmanılıyor ve son kısımda 200m kadar V+ derece boşluklu granit kaya duvarı ile Kinshofer duvarı tırmanılarak 2.kampa (6100m) ulaşılıyor. Bu etabın sonunda, 1962 yılındaki ilk çıkışta yük çekmek için   kayalara kurulmuş olan metal üçayaklı mekanik vinç’in hala orada olduğunu görmek ilginç oluyor doğrusu. Dar bir kaya-buz sırtı üzerinde birkaç çadırlık kamp  yeri veren 2.kamptan çıkışla, yaklaşık 700m kadar bir kar-buz yüzü (Kinshofer icefield/buz alanı) ile (40-45-50 derece) 3.kampa varılıyor (6800m) ve buradan  da kar buz ve miks zeminde  uzun bir etapla Bazhin çanağı denen, zirve kulesi tabanındaki dev çanakta 4.ve son kamp (7400m) kuruluyor. Zirve günü çok uzun ve kar- buz- kaya miks etaplardan oluşan bir tırmanış ve gidiş dönüş en az 18-20 saat kadar sürdüğü belirtiliyor. Bu dağ üzerinde dört adet yüksek kamp kullanmayı planlıyoruz.

Nanga Parbat’ın bir avantajı, 4100m’deki ana kampın yeşillik-çayır-çimende olması, çünkü  aklimatizasyon ve  irtifadan dönüşte hızlı dinlenme/toplanma açısından büyük bir yarar var bu düşük irtifada (zira diğer çoğu 8000’lik ana kampı 5000m ve üzerindedir ve toparlanma yok gibidir). Ancak yine bu nedenle Nanga’nın rotası diğer 8000’likere nazaran çok daha uzundur. Diamir boğazında, Diamir buzulunun sol kıyısındaki bu ana kampa ulaşım, Karakurum Karayolu veya Gilgit şehrine uçuşla varılan  Chilas kasabası üzerinden, arazi  aracıyla gidilen Diamiroi köyünden, ormanlar içinde kolay trekle iki günde yapılıyor. Ancak, terör saldırısı olayında görüldüğü gibi, bu ana kampın kolay ulaşılabilirliği  aynı zamanda ciddi  bir dezavantaj, çünkü köylere yakın olan (ve Karakurum gibi askeri  sınır bölgesi olmayan) bu arazide,  yoldan tüfeği kapan ana kampa gelebiliyor.. Şunu da  belirtmek gerek ki, 2013 vakasından sonra Pakistan ordusu tırmanış döneminde güvenliği sağlamak için  burada artık karakol kuruyor.

Pakistan otoritelerinden resmi tırmanış izninin bünlerde alınıyor olduğu bu dağ çıkışı  için, izin bürokrasisi, izin ücreti ve ulaşım ile ana kamp hizmetlerini  başka dağcılar ile paylaşacağız.

Dağların enerjisi bizlerle olsun…

NANGA PARBAT (8125m) EXPEDİTİON  SOON TO TAKE A START!

With my Romanian partner Alex Gavan, we intend to climb Nanga Parbat,  the 9th highest peak of our planet with it’s altitude of 8125m, in Pakistan’s Himalaya range. Our chosen route will be Diamir (west) face, 1962 Kinshofer route, considered the most frequented (-or lets say standard-) route for this monster of a mountain. For this expedition I will  fly to  Islamabad from İstanbul  by 30th may, 2018. With Alex we will not be using supplementary oxygen  and we will form an ultralight 2-person team. This expedition will last 45 days and can be followed on my new Instagram page tuncfindik8000.

This is my second time in Nanga Parbat. I was there in 2013, during the terror attack in the  base camp. But fortunately for myself,  I was at camp 2 (6100m) on Kinshofer route during despicable happening, in which, ultimately 11 climbers were killed by  the fundamentalists at the base camp. As if Nanga Parbat is not by herself enough of an objectively very dangerous & technical mountain!  

Nanga Parbat is known as ‘killer mountain’ in  folk  legend as it is steeped in history  with human tragedies and victories, since the beginning of its long history of mountaineering from the end of 19th century.  Last but not the least, this last winter’s happenings on Nanga are quite fresh in all memories.

Kinshofer route of 1962 (T. Kinshofer /A.Mannhardt /S.Low)  offers 4000m of vertical altitude gain from the  green base camp at 4100m altitude. First one third of the route  is steep alpine climbing (Low ice gully 50-65 grade ice-snow/ Kinshofer wall V+ granite rock) and on this big face we intend to  put 4 high camps, the highest one in 7400m in Bazhin bowl. All in all, the lower part of the route is enjoyable and exposed technical climbing- fun, at least!

On my behalf, if we summit this monster, it will be the 12th 8000m peak for me and my total  will be 13 8000m peaks (including two times Everest, from Nepal and Tibet routes). Well, I hope safety and  success remains with us all.. 

 

Bu yazı yorumlara kapalı.