MAKALU (8463 m.) TIRMANIÅžI BAÅžLIYOR!

baruntse-gosteri-100.JPGeverest-07-729.jpgbaruntse-gosteri-109.jpgmakalu-rota.jpg

Selam! Bu yaziyi sizlere Iran´dan, Tahran´daki tirmanis arkadasim Rasto Krizan´in evinden yaziyorum. Bir dizi dag tirmanisi ve cesitli donmus selale tirmanislari yapmak uzere 9 subat tarihi itibariyla dogunun guzel ulkesi Iran´a geldim!

2010 yılı 8 nisan- 8 haziran tarihleri arasında dünyanın en yüksek 5. dağı olan 8463 metrelik Makalu Dağı’na tırmanmak uzere yola cikiyorum. Nepal topraklarındaki Himalaya DaÄŸlarında bulunan Makalu’nun İlk Türk tırmanışı olacak;  dag uzerinde ana kamptan sonra 5 yuksek kamp kurmayi planliyoruz. Ileri ana kampimiz 5700 metrede, 1.kamp 6200 metrede, 2.kamp 6700 metrede, 3. kamp 7400 metrede bulunacak, son ve zirve taarruz kampi olan 4. kampimizi ise 7700 metrede kuracagiz. Onemli bir detay olarak, bu tırmanışta oksijen kullanmayacağım. Ekip arkadaslarim Dawa Sherpa ve Hollandali tirmanici Arnold Coster olacak ve tirmanis her zamanki gibi, Nepalin baskenti Katmandudan baslayacak.

Tirmanacagimiz rota, Makalu’ya klasik Fransız ilk çıkış rotası  (Terray- Couzy, 1955 ) olan Kuzeybatı yüzü- Makalu La gecidi olacak. Rota öncelikli olarak büyük bir kar- buz tırmanış rotası ve ana kamp 5100 metrede bulunuyor. Makalu zor bir 8000 metrelik dag olarak biliniyor, ayrica ana kampina da cok asagilardan baslayan, cok uzun bir yuruyusle ulasiliyor. Ucakla ulasilan Tumlingtar kasabasindan, 600 metreden baslayacak ana kamp yuruyusu 10 gun kadar surecek ve yol uzerinde pek yerlesim yok, 4000 metre uzerinde iki farkli gecitin yanisira cangillar ve camurlu, tehlikeli patikalar gecilmesini de gerektiren eziyetli bir yaklasim sozkonusu.  Makalu lojistik sorunlariyla unlu bir dag, uzakligi ve tasiyici  bulmanin zorluklari nedeniyle cogu ekip ana kampa Rus  yapisi bir kargo  helikopteri kiralayarak ulasmayi tercih edíyor. 

Makalu tırmanışı öncesinde ben ve esim Nurcan Demirel dahil 12 kişilik bir ekiple Everest Ana Kampı yürüyüşü yapiyor olacagim. Solu- Khumbu vadisinin tum guzelliginin gorulecegi bu yürüyüş 15 mart- 1 nisan 2010 tarihlerinde  gerçekleşecek ve Makalu tirmanisina  destek yürüyüşü niteliğini taşıyacak.

Makalu ekspedisyonu ile ilgili güncel haberler, benim  kendi web sitem, basın sponsorum olan CNN TÜRK sitesi (yandaki linke bakin) ve www.everestnews.com  sitesinin  yanısıra Makalu Tunç Fındık  isimli Facebook sayfasından izlenebilecek.

AÄžRI DAÄžI (ARARAT) KIÅž TIRMANIÅžI

agri-guney1.jpgagri-kis-2010-38.jpgagri-kis-2010-45.jpgagri-kis-2010-94.jpgagri-kis-2010-108.jpgagri-kis-2010-113.jpgagri-kis-2010-123.jpgagri-kis-2010-126.jpgagri-kis-2010-146.jpgagri-kis-2010-163.jpgagri-kis-2010-187.jpgagri-kis-2010-195.jpg

Geçen hafta, Büyük AÄŸrı Dağı kış tırmanışındaydım. ORDOS ve ODTÜ- DKSK elemanlarından oluÅŸan toplam 22 kiÅŸilik bir ekibe dahildim ve hayatımda AÄŸrı’nın 5165 metrelik zirvesine en kalabalık çıkışı yaptım! Åžaka bir yana, ekip çok keyifliydi. Burada adını sayamayacağım  kadar kalabalık olan tüm dostlarıma teÅŸekkür ediyorum.

Tırmanışı klasik güney yüzü rotasından yaptık. 30 aralık 2010 günü Van’a, oradan da DoÄŸubayazıt’a geçen ekibimiz, 31 aralık günü 2100 metredeki Çevirme köyünden hareketle 3200 metredeki kampa ulaÅŸtı. Kar derin ve genelde bataktı.  1 ÅŸubat günü sis ve tipi içinde 4200 metre kampına çıktık. Gece  bu yükseklikteki hava ısısı, çadır içinde -10 derece kadar, dışarda ise rahatça -20 derece kadardı. 2 ÅŸubat sabahı saat 9.00 gibi ÅŸiddetli rüzgar kesilir gibi olunca tırmanışa baÅŸladık ve öğlen saat 13.30 sularında AÄŸrı’nın 5165 metrelik doruÄŸuna ulaÅŸtık. Klasik rotada platoya ulaÅŸan buz traversi ilginç ÅŸekilde sadece karlıydı ve çok rahattı, emniyet almak gerekmedi. Zirvede hava ve görüş harikaydı ancak ÅŸiddetli bir güney rüzgarı vardı. 3 ÅŸubat günü toplanıp Çevirme köyüne ve DoÄŸubayazıta indik. Böylece  AÄŸrı Dağı’na bir kış tırmanışı daha sona erdi. Åžansımıza zirve günü süper olan hava diÄŸer günlerde oldukça sert ve bozuktu.

Gerisi DoÄŸu’dan eve dönüştü artık…

ANTALYA- DOYRAN KAYALIKLARINDA YENİ ROTA

doyran-55.jpgdoyran-25.jpgant-doyran-2010-24.jpgant-doyran-2010-17.jpgdoyran-40a.jpgdoyran-46.jpgant-doyran-2010-43.jpgant-doyran-2010-14.jpg

Geçen hafta hem biraz olsun tırmanış, hem de bazı sunumlar için Antalya’daydım. Ah bu Antalya, insanı nasıl da yoldan çıkartıyor… Ülkenin heryerinde hava kötü, soÄŸuk ve karlıyken ÅŸahane güneÅŸte tırmanma imkanı veren bu mekanda, Geyikbayırında kararınca  spor tırmanışı takiben,  Antalya’da yaÅŸayan arkadaşım Burak Serter ile plan yaptık veee…  Ne oldu demeye kalmadan,  24 ocak 2010 tarihinde, Saklıkent yolunda, Doyran tarafındaki bazı kayalık, adı sanı olmayan kulelerin tabanına yürürken bulduk kendimizi. Bir adı olup olmadığını bulamadığımız bu zirvenin doÄŸu yüzünde üç ip boyluk, kısa, sert olmayan bir geleneksel rota açtık, ismi ‘Kısa Günün Karı’ (180 m, III+, IV). Ancak bu kadar kısa ve çok da özellikli olmayan bu rotanın pek tekrar göreceÄŸini  zannetmiyoruz, yaklaşımın  zahmeti yapılan tırmanışa oranla tutarlı deÄŸil (ilk çıkış ve son çıkış hesabı! :-)  Yine de, eÄŸlenceli ve boÅŸluklu etaplar içeren, oldukça saÄŸlam kayada, devamlı  benzer zorlukta bir tırmanış. Manzarası da cabası, Akdeniz, karlı Saklıkent ve orman peyzajı tırmanırken altınızda uzanıyor.

Önceki günlerin ÅŸiddetli yaÄŸmurundan ve fırtınasından  sonra, soÄŸukça / güneÅŸli olan günde, ormanlık arazide rotaya yaklaÅŸarak baÅŸladık. Dere tepe inip çıkarak, bir türlü bize yüzünü göstermeyen kayalıklara ilerledik. Hatta yaklaşımda garip bir yerde III+ derece serbest etaplar bile geçtik- dikenli ve otlu! Sonunda, yamaçtaki dev bir kaya döküntüsünün sırtından yan geçerek kayalığın altına vardık. İlk baÅŸta karayolundan bakınca tırmanmayı hedeflediÄŸimiz ufak gri duvar diÄŸer yanda kalıyor ve sırt tarafından geçiÅŸ kesiliyordu, biz de bu önümüzdeki  sırtı çıkmaya karar verdik. İlk ip boyu önce kolay etaplar, sonra güzel  bir baca ve nihayetinde sırta baÄŸlanan ufak, birkaç hamlelik  bir negatif yüzey geçiÅŸi içeriyordu (III+, IV, 60 m.). Tepesinden emniyet aldığımız kuleden sonra dik, gri kayalı, saÄŸlam bir sırtı tırmandık. Yukarıda köşeli, saÄŸlam dihedral yapılarından sırtın tepesine vardık (III, IV, 60 m.). Tırmanış 2 saat kadar sürdü.  Bir ip boyu kadar kolay tırmanışla (II, III, 60 m.) rota bitti. İşte sana kısa günün karı! Gün ilerledikçe gölge geliyor, hava rüzgarlı ve kaya soÄŸudu bile… İpi topladık, ayakkabıları giydik. İşin kalanı, basit tırmanışlarla dağın uzun zirve sırtına çıkmaktı, bu da göründüğünden uzun sürdü. Sonunda, sert ve içe iÅŸler bir rüzgar altında arabaya ulaÅŸtık ve  Geyikbayırına, Öztürk ile kahve içmeye kaçtık. Ne demiÅŸtik, kısa günün karı, bu kış gününde de kayaya takoz koymaktı nasip.

Tırmanışla kalın!!!

Aladağlar- Güvercinlik kulesi (3200 m.) ve Taştepe (3600 m.) ilk kış tırmanışları

guv-kulesi.jpgtastepe-yaz.jpgtunc-efe.jpgkamp.jpgguverc-tirmanis.jpgguvercinlik-bati.jpgguvercinlik-kulvar.jpgguv-zirve-sirti.jpgguvercinlik.jpgguvercinlik-zirve.jpgtunc-efe-guverc.jpgguverc-inis.jpgguvercinlik-kulesi.jpgsiyirma-sapak.jpgguney-ormanlari.jpgtastepe.jpgtastepe-gd-sirti.jpgtastepe-tirmanis.jpgtastepe-zirve.jpgguney.jpg

Aralık ayı boyunca hava neredeyse devamlı olarak bozuk gitmiÅŸti ve daÄŸlar yerine iç mekanlarda, yapay duvarlarda bolca tırmanmış, arada da tırmanış bahçelerine ufak ufak kaçışlar yapmıştık. 2009′un  bu son ayı bize bir güzellik yapmayacaktı anlaşılan. Hep lodos, hep fırtınalı hava! Derken, uzunca bir süre lodostan sonra açık hava ve güneÅŸ ile  daÄŸda karın çok sertleÅŸtiÄŸi ideal bir zaman geldi- yani yılbaşı sonrası. Kadim partnerim Efecan Aytemiz ile  2010′un bu ilk günlerinde AladaÄŸlar’a bir tırmanış yapmak için yine ve yeniden, ve son kez olmamak üzere yola düştük. Bir minibüste beÅŸ kiÅŸi- Mus(Tafa) Kalaycı, Gökhan Åžifan, Mustafa Nalbant ve biz ikimiz.. Ankara- NiÄŸde yolunda bol bol eÄŸlence! Kar yaÄŸan soÄŸukça bir akÅŸamda Çamardı’nda kebap yemek ve daÄŸ öncesi son pisboÄŸazlıkları yapmak :) ardından, AKUT’un ÇukurbaÄŸ Martı mahallesindeki evinde, sobanın ateÅŸi eÅŸliÄŸinde hazırlıkla geçen bir gece…

Ertesi sabah, Emli vadisinin çam ormanı içinde, sırtta külçe gibi ağır çantalarla  yürürken günlerden 5 ocak idi. Kamp yerimiz, aÅŸina yüzlü Kocadölek’in  ucunda, 2000 metredeydi. Hava süper, kar gayet sertti, adeta bir kasım sonu günüydü! Tafa ve ekibi Güzeller tarafına, boÄŸazın sonuna  gitmek üzere ayrılınca biz iki kafadar, nam-ı diÄŸer sakallı ile bıyıklı, ekimden beri görüşmemenin verdiÄŸi geyik ile kamp hayatına saldırdık. Yemek, çay, kahve ve derin bir uyku- gece 2′de uyanmak üzere.  6 ocak günü,  hava karanlık ama yarım bir ay daÄŸları yıkarken yola çıktık ve Güvercinlik vadisinin karlı, buzlu yamaçlarından yükselerek 3200 metrelik Güvercinlik Ana kulesinin batı yüzünden ilk kış tırmanışını gerçekleÅŸtirdik (kamptan 1200 m. irtifa, 40-50 derece sert kar ve buz, III+ miks kaya tırmanışı). Tırmanış genelde sert kar- buz üzerinde oldu, arada birkaç etap miks kaya ve zirve kulesinde de basit kaya tırmanışları yaptık (bacalar, yüzeyler), çıktığımız yerden iple indik. KoÅŸullar çok iyiydi, zirveye 12.15  gibi ulaÅŸtık. Tırmanış toplamda 10 saat sürdü. 

7 ocak sabahı hiç acele etmeden kampı yukarıya, Sıyırma BoÄŸazının sapağına, 2700 metreye taşıdık. Kar duvarı yapmak, kartopu yuvarlamak, kar altından çadırı sabitleyecek taÅŸlar bulmak gibi kış sporlarının bizi dinlendirdiÄŸine kanaat getirdik! Bu sefer hedef TaÅŸtepe idi ve  8 ocak sabahı buz gibi bir havada taaa uzaklardaki bu daÄŸa gitmek üzere Güzeller batı çanağına ve Kaldı doÄŸu kar kulvarına girdik. TaÅŸtepe’ye ulaÅŸmak için Kaldı’nın güneydoÄŸu çanağına geçmek gerekiyor, bunun için de Kaldı doÄŸu sırtı’na baÄŸlanan parazit tepe ile aradan inen kulvardan çanaÄŸa geçmek gerekli..  yani zahmetli ve aslında kışın bolca çığ riski olan bir rota, ayrıca uzun da, dağın diÄŸer ucu sayılabilir! Neyse ki, beklediÄŸinden çok daha iyi kar koÅŸulları mevcuttu ve güneÅŸin ilk ışıkları ile kendimizi Kaldı’nın doÄŸu sırtının dibinde bulduk. Geri geri buzdan iniÅŸ ile arkadaki çanaÄŸa inip, geniÅŸ bir  traversle TaÅŸtepe’nin güneydoÄŸu / doÄŸu sırtına dolaÅŸtık ve boÅŸluklu III+ derece kaya, 45-55 derece kar kulvarlarından tam gün ortasında, saat 12.15  gibi zirveye ulaÅŸarak TaÅŸtepe’nin ilk kış çıkışını yapmış olduk! Efecan ile 2000 yılı haziranında bu rotanın ilk çıkışını yapmıştık, kısmet 10 yıl sonra kışın  tırmanmakmış. TaÅŸtepe, 3600 metrelik yüksekliÄŸi ile AladaÄŸların en yüksek zirvelerinden birisi; zaten galiba da kış çıkışı olmayan en yüksek AladaÄŸ doruÄŸu olarak kalmıştı. Ayrıca, TaÅŸtepe AladaÄŸların en yalnız  kalmış doruklarından biri de diyebilirim…

Zirvede manzaramız süperdi, gün inanılmaz derecede açıktı. Akdeniz ve İskenderun körfezi, güneyimizde  güneÅŸte altın gibi parlıyor, güney ormanları, Karsantı (AladaÄŸ) ilçesi, Adana’nın baraj gölleri, Çukurova’nın yeÅŸilliÄŸi ve kuzeyde Kaldı hakimiyetinde AladaÄŸların birçok karlı doruÄŸu.. Güzeldi doÄŸrusu! İniÅŸ ayrı bir sorunsal gibiydi, tırmandığımız dik yerleri iple inmek daha çekici olsa da, temiz slablar ve aşınmış, parlak kaya yüzeyleri pek emniyet noktası saÄŸlamıyordu. Böylece tüm etapları gerek kardan, gerek kayadan geri geri tırmanarak indik ve akÅŸam gün batarken buz gibi bir havada, Parazit tepe- Kaldı doÄŸu sırtı geçidine geri tırmanıp, Sıyırma tarafına vardık. Böylece tırmanış 10 saat sürmüştü.

8 ocak sabahı gökyüzünü kaplayan gri bulut kümeleri dönme vaktinin geldiÄŸini anlatırken, biz de ormanda traktörü ile bizi bekleyen Salim abimize kavuÅŸmak üzere iniÅŸe geçtik….

POSTER PROMOSYON!!

10 adet poster 50 TL

Detaylar için linke tıklayınız lütfen!!!!

poster-kampanya.pdf 

ANTALYA- MORYER’de kaya tırmanışı ve yeni rota……

antalya-moryer-kasim-2009-32.jpgantalya-moryer-kasim-2009-73.jpgantalya-moryer-kasim-2009-44.jpgantalya-moryer-kasim-2009-45.jpgantalya-moryer-kasim-2009-48.jpgantalya-moryer-kasim-2009-56.jpgantalya-moryer-kasim-2009-59.jpgantalya-moryer-kasim-2009-61.jpgantalya-moryer-kasim-2009-63.jpgantalya-moryer-kasim-2009-66.jpgantalya-moryer-kasim-2009-72.jpgantalya-moryer-kasim-2009-60.jpg (Fotolar için Nurcan Demirel’e teÅŸekkürler!)

Bu  bayramda Antalya’nın güneÅŸli ve sıcak Geyikbayırı tırmanış bahçesinde bolta klip yaparken, Antalya’da yaÅŸayan ve benim gibi geleneksel tırmanış seven arkadaşımız Burak Serter’in önerisi ile, 29 kasım 2009 günü yukarıdaki Feslikan yaylası civarında bulunan bir kaya masifine gitmeye karar verdik.  Belirgin bir adı olmayan ve yakınındaki Moryer adlı yayladan dolayı ‘Moryer Kayalıkları’ adıyla andığımız bu alpin tırmanış alanı gerçekten çok güzeldi. Tüm  bayram tatilinde yaptığım en anlamlı ve hoÅŸ iÅŸ bu oldu desem yanılmış olmam zannederim :-)

Moryer Kayalıkları 1600 metrelerde, Saklıkent kayak merkezine giden toprak bir araç yolu üzerinde bulunuyor. Mükemmel kireçtaşından oluÅŸan ve Dedegöl’ün kaliteli kayasını çok andıran masif ardarda iki parçadan oluÅŸuyor.  Rotalar ÅŸimdilik -baÅŸlangıç olarak- kuzeye bakan ön masifte açıldı (zaten daha 4 rota var!) ancak 100 metreye varan bu yüzeylerde potansiyel gerçekten büyük- her zorluk ve eÄŸimde ÅŸahane çatlaklar ve temiz yüzeyler tırmanıcıları bekliyor, hem de yüzyıllık katran ardıçları ve BeydaÄŸlarının açık, ufuktan ufuÄŸa manzarası eÅŸliÄŸinde.. Kısaca, olabilecek en güzel tırmanış yerlerinden birisi. Bir baÅŸka detay da, yüksekliÄŸinden dolayı, buranın Antalya’nın yazında bile tırmanılmaya uygun bir yer olması. Araçla ulaşılan son noktadan 15-20 dakikalık kolay yürüyüşle kayanın tabanına varılıyor ve yemyeÅŸil otlaklı yaylada kamp yeri ve su da var, benden söylemesi:)

Burak daha önce  2009 yazında buradaki ilk rotayı geleneksel tarzda açmış (resimde 1 numara, Ardıç, VI, 30 m.) Biz de  ‘takoza kuvvet’ diyerek arkadaşım Gökhan Åžifan ile yeni bir çatlak / baca rotasını tırmandık (resimde 2 numaralı rota; Kırmızı kuvvetler, VI+, 60 m.) Bu esnada Burak ve partneri Yücel Bagatur da, hemen yandaki klasik olmaya aday layback/ çatlak rotasını çıktılar (resimde 3 numara; Hasta Hasta VI+, 55 m.) Gerçekten masif kayada, ara emniyeti iyi ve kayası kemik kadar temiz bir rotaydı bu, onların ÅŸiddetli tavsiyesi üzerine,  öğleden sonra gölgesinde hafiften üşüyerek Gökhan ile rotayı çıktık. Yine bu sırada Burak ve Yücel soldaki daha baÅŸka bir rotanın ilk çıkışını gerçekleÅŸtirdiler (resimde 4 numara; Kısa & öz, IV+, 45 m.) 

Bu kısa ve verimli tek günde, Beydağlarının bu kıyıda kalmış kayasında takozların tozunu biraz olsun attık kısacası. Rotalar daha da uzatılabilir (toplam 2 ip boyuna mesela) ama genelde masifin üst kısımları daha yatık ve kolay. Şu an için rotaların iniş istasyonlarında sikke- perlon vb. çeşitli donanımlar var ve ağaçlardan ip inişi yapılabiliyor. Ancak burada gelecekte  daha da çok tırmanış olursa standart iniş istasyonları yapmak gerekebilir fikrinde herkes hemfikir.

Burak’a bizi buraya götürdüğü için çok teÅŸekkürü borç bilirim. Nice geleneksel tırmanışlara, takozla kalın….

HÜSEYİNGAZİ’de kaya tırmanışı

huseyingazi-kasim-2009.jpghuseyingazi-kasim-2009-1.jpghuseyingazi-kasim-2009-2.jpghuseyingazi-kasim-2009-3.jpghuseyingazi-kasim-2009-4.jpghg-11-2009-105.jpghg-11-2009-106.jpg

(FotoÄŸraflar için Mustafa Nalbant’a teÅŸekkürler!)

Büyük bir tırmanış yapamadan, ama daÄŸ planlarıyla ilgili olarak yoÄŸun geçen bir zaman diliminden sonra, nihayet yine taÅŸa deÄŸmek zamanı gelmiÅŸti- bu sefer sevdiÄŸimiz Ankara tırmanış  mekanı Hüseyingazi kayalıklarında. Belki de kar yaÄŸmadan önceki son güneÅŸ altında, Ankara varoÅŸları ve bunu çevreleyen sarı, kurak tepelerin manzarası eÅŸliÄŸinde  bolca tırmanılan  bir kasım günü oldu bu. Kahverengi, ılık kayada güzel, eÄŸlenceli tırmanış. Sonbaharın ‘kaya turnesi’  Ankara’nın altın madeninde devam etti kısacası. 

Hüseyingazi tüm eksikliklerine karşın sık gittiÄŸimiz, bazen uzun süre gitmeyip tekrardan hatırladığımız bir tırmanış alanıdır. Ankara’lı tırmanıcının evden çıkıp hemen ulaÅŸarak  tüm gün tırmanabileceÄŸi tek doÄŸal mekan burası  diyebiliriz. Bir dönem askeri bölgeye yakınlığı (ve halen bir kısmının dikenli tel içinde kalması) nedeniyle zorluklar vardı, ancak artık bunlar aşılmış gözüküyor.  

Eski günlerde, Anadolu Dağcılar Birliği ve diğer klüplerin çalıştığı belli kayalıklar artık klasik olmuş, bunlara ek olarak, 4 ayrı sektörde birçok boltlu spor rota da var. Hüseyingazi kayalıklarında 60 kadar boltlu ve geleneksel rota mevcut, uzunlukları da 7 ila 21 metre arasında farklılık gösteriyor (rotalarla ilgili olarak, Takoz tırmanış dergisi 19. sayıda bilgi bulabilirsiniz) . Kaya, birçok tırmanış bölgesinden farklı olarak, bazen granite benzer yapı gösteren andezitten oluşuyor. Bazen devamlı çatlak hatları veren, bazen de kırık temiz yüzeylerde delik ve küçük kenarlar sunan bir kaya yapısı bu.

Bu hafta sonu da tırmanış arkadaÅŸlarımla beraber  Peksimet sektöründen baÅŸladık. Peksimet  en eski rotaların olduÄŸu sektör ve burası boltlanmadı, üzerinde bazen  paslı sikkeler olan geleneksel rotalar mevcut.. Burada Ölümcül (V+), Hektor (VI),  Hacettepe Acil dik varyant (VI-), Üç saniye (IV+), Kıçkıran (IV+) gibi geleneksel rotaları çıktık, ardından da belki Hüseyingazi’nin en güzel yeri olan küçük Ayna Kaya sektörüne geçtik. Geleneksel SaÄŸ çatlak (V+), boltlu Nazik ol (VI-) ve yarı boltlu, yarı geleneksel   İnce çatlak (VII+) rotalarında tırmandık. Ne yazık ki güneÅŸin batmasıyla Ankara bozkır soÄŸuÄŸu bizi  kayadan ayrılmaya ikna etti…..

BALLIKAYALAR’da BİR TIRMANIÅž GÜNÜ…….

balli-7-kasim.JPGballi-7-kasim-2.JPGballi-7-kasim-3.JPGballi-7-kasim-4.JPGballi-7-kasim-5.JPG

(Fotolar için sevgili Aykut Türem’e teÅŸekkürler…)

7 kasım 2009 tarihinde İstanbul’daydım ve… Türkiye’de spor tırmanışın doÄŸduÄŸu yer olan Gebze - Ballıkayalar tabiat parkında tırmandım! Ballıkayalar, İstanbullu kaya tırmanıcıların kısa sürede ulaÅŸabilecekleri tek gerçek kaya ve tırmanış rotası içeren mekan. 1980′li yıllarda Emre Altoparlak ve Batur Kürüz’ün geleneksel rotalar ile baÅŸlattığı, daha sonra da DoÄŸan Palut, Öztürk Kayıkçı, UÄŸur Yılmaz ve bir avuç tırmanıcının açtığı hard spor rotalarla Türkiye’nin ilk spor tırmanış alanı haline gelen bu bölgede, ÅŸu anda 80 kadar  spor ve geleneksel rota mevcut. Kireçtaşından oluÅŸan  kaya, gerçekten kendine has bir tarz yaratmış; genelde gizli tutamaklar, eksik ayaklar ve zor, boulder kilit hamleler! Dereceler sert, bazen bolt aralıkları çok açık, fazla tırmanılan popüler tırmanılan rotalarda kaya iyice mumlaÅŸmış ama birçok rota da gerçekten klasik statüsü kazanmış. Ballıkayalar gayet kalabalık bir tırmanış alanı: haftasonlarında eÄŸitim, yürüyüş ve tırmanış için gelen birçok doÄŸa sporcusu oluyor ve özellikle çok tırmanılan rotalarda kuyruklar oluÅŸabiliyor (!)  Gayet yeÅŸillik olan ve içinden bir dere akan kayalık vadide,  haftasonlarında bir de piknikçi fazlalığına ÅŸahit oluyorsunuz! Anlaşılan ve yaÅŸanan o ki, İstanbullu tırmanıcıların en büyük derdi, bu güzelim  tabiat parkının maganda sürülerince istila edilmesi :-) Kayaların tepesindeki platodan içilip atılan bira ÅŸiÅŸeleri ve yuvarlanan taÅŸlar, aÅŸağıdan bağırılan ‘İn lan oradannnnn!’ naraları… Benim gibi daÄŸlara ve sakinliÄŸe alışkın Ankaralı bir tırmanıcının görünce ÅŸaşırdığı ve dumura uÄŸradığı haller bunlar. Ama burası İstanbul- bir dönem kayaların tabanında ‘Lütfen tırmanıcıları rahatsız etmeyiniz!’ tabelası  gördüğümü hatırlıyorum.

Biz de bu sakin, güneÅŸli cumartesi gününde, bir minibüs dolusu insanla önce TavÅŸanlı Köyü’ndeki kaçınılmaz çay ve kahvaltı molasını verdik.  Vadi boÅŸtu, az sayıda tırmanıcı ve sıfır zonta popülasyonu ile ideal bir gündü. Tırmanış arkadaÅŸlarım Aykut Türem ve Erdinç Turna ile, hem geleneksel hem spor tırmanış olmak üzere, bir dizi rotaya girdik..  Mesela; Acemi (IV geleneksel), Büyük Balkon (VII+, normalde spor ama geleneksel çıkıldı), Davul (VI+ spor), Ejder (VIII- spor), Dolanık (IV+ geleneksel), Derin Çatlak (VII+, spor), Jump (VII+ / VIII- spor), Debüskö (VI- spor), Tıpış Tıpış (VI, spor), Kütür (VI+, spor), Percussion (VI+, spor). Bu rotaların bazıları Ballı’nın klasik ve karakteristik rotalarından, mesela Derin Çatlak, Jump ve Percussion..

Vadinin sakinliÄŸi ve sessizliÄŸi,  Aykut’un her rotayı çok iyi tanıması ve rehberliÄŸi ile, önkolları yakmacasına gayet verimli bir tırmanış günü yaÅŸadım. Gerçek ÅŸu ki, burada verimli tırmanmak ve özellikle zor dereceli sportif rotaları çıkmak için rotayı ve hamleleri  çok iyi tanımak ÅŸart- her Ballı tırmanıcısının bildiÄŸi üzere. Evet, tırmanışlar çok kolay deÄŸil ve dertleri var bu kanyonun, ama İstanbul’daki tek tırmanış mekanı ve rotaların bazıları gerçekten çok  güzel.

Ballıkayalar ile ilgili detaylı bilgileri DoÄŸan Palut’un ‘Ballıkayalar Tırmanış Rehberi’ kitabından edinebilirsiniz.

Eylemlerimiz sürecek…… :-)

SELÇUK / BELEVİ KALEALTI’NDA TIRMANIÅž ve BOULDER..

img_2700.JPGimg_2703.JPGimg_2763.JPGimg_2743.JPGimg_27391.JPGimg_2826.JPGimg_0229.JPGimg_01901.JPGimg_0050.JPGimg_0220.JPGimg_2850.JPGimg_28381.JPG

(FotoÄŸraflar için Aykut Yıldızalp ve Özgür AydoÄŸan’a çok teÅŸekkürler!)

Geçen hafta sonu, 30 ekim- 1 kasım 2009 tarihleri arasında İzmir yakınlarındaki Selçuk / Belevi kayalıklarında tırmanma ÅŸansım oldu. Zirve daÄŸcılıktan arkadaÅŸlarla adeta bir ÅŸenlik kıvamında gerçekleÅŸen kampta, halihazırda 6-7 boltlu spor rotanın (VI, VIII dereceler arasında) mevcut olduÄŸu Kalealtı kayalıklarının altında kamp kurduk. Belevi Belediyesi’nin  ve Belediye baÅŸkanı Özcan Işık Bey’in  deÄŸerli destekleri ile, kamp yerine su tankı, gölgelik, sandalye geldi,  çok teÅŸekkür ediyoruz.

Güzel gri  kireçtaşından olan ve uzunluğu bazı yerlerde 100 metreyi bulan kayalıklar oldukça masif ve aslında pek de belirgin çatlak hatları içermiyor, daha çok yüzey rotaları var.. gerekli çalışma ve yatırımla bu kayalıkların yakında geniş bir sportif  tırmanış bölgesine dönüşeceği kesin. Gerçekten de, Selçuk ve Belevi civarında çok değişik niteliklerde sportif ve geleneksel tırmanışa uygun bölgeler var, yani potansiyel çok büyük!  Ben de, oldukça çok temizlik yaparak, aşağıda göreceğiniz  iki adet  geleneksel rotayı açtım:

1- ‘EÅŸkiya Yatağı’, V+, 27 metre. Gri ve slop tutamaklı bir yüzeyden çıkan bu rota, ne yazık ki  çok çürük bir olukta sona eriyordu; bu nedenle  istasyonuna Söke’li tırmanıcı abimiz Özel Pak tarafından bir adet  iniÅŸ boltu yerleÅŸtirildi ve iniÅŸ güvenli hale getirildi. (yukarıdaki resimdeki sarı hat)

2- ‘Kömürcü Çırağı’ V+, 25 metre. Bu rota, üç ay önce bölgeyi kavuran bir yangın nedeniyle yanmış birçok çalının içinden geçiyor; tırmanana kadar kapkara oldum:). Rota, benden sonra İzmirli dostum Hakan Arsan ve  Selçuklu arkadaşımız Özgür AydoÄŸan tarafından sıkı ÅŸekilde temizlendi ve tüm çürük taÅŸlar, yanmış çalılardan kurtarıldı. (yukarıdaki resimdeki kırmızı hat)

Boulder (kısa kaya) seven dostlar üzülmesin, bu bölgede boulder için de harika olanaklar var. Tabanının kıyısı definecilerce tarumar edilmiÅŸ çok güzel ufak bir maÄŸarada ‘Yaramaz Çocuk’ adlı bir boulder geçiÅŸi yaptım, gri ve küçük cep  tutuÅŸlu bir arktan oluÅŸan tavanda 3 deÄŸiÅŸik rota oluÅŸtu (yukarıdaki resimde, sarı hattın solunda, zemindeki maÄŸara).

Kısa bir haftasonunda birkaç güzel, eğlenceli tırmanış, dost insanlarla beraber ve güzel havada.. tırmanışla kalın!

GEYVE’DE TIRMANIÅž ve YENİ GELENEKSEL ROTA..

geyve-ekim-2009.JPGgeyve-ekim-2009-15-kopya.JPGgeyve-ekim-2009-16.JPGgeyve-ekim-2009-18.JPG

Bu hafta, Murat Kandi ile Geyve’ye seyahat ettik ve tırmandık. Öncelikle, kamp yerine inen traktör yolunda  çamura saplanan minibüsü itip kakarak kaslarımızı ısıttıktan sonra, bölgedeki bazı boltlu spor rotalara girdik. Gri kaya, temiz hava, güzel rotalar, daha ne olsun..

Geyve’nin ÅŸahane gri kireçtaşında geliÅŸmesini istediÄŸimiz geleneksel tarzda bir rota da açmak fırsatım oldu: ‘Kanderesi’ (V+, 30 m.)  Olukvari bir yapıdaki bacayı kapatan inatçı yeÅŸil çalılarla boÄŸuÅŸarak ve kollarımı çizdirerek tırmandığım rotanın adı, Geyve’nin buradaki kayalarına yakındaki Ceceler köyünde verilen isimden kaynaklanıyor..

Geyve’de geleneksel tırmanış için söylenebilecek  söz; önceden yukarıdan iple inerek rotayı ot ve çürük kaya bloklarından  temizlemeniz halinde, hem tırmanış zevkli hale geliyor, hem de risk oldukça azalıyor. Tabii ki bu sadece tepesine yandan yürünerek ulaşılabilen yerler için geçerli; genel olarak burada olduÄŸu gibi, tüm ara emniyet konacak çatlakları dolduran otları lider tırmanırken ölümüne, düşmemeye çalışarak yolmak,  gözlerinize ve içinize toz toprak doldurarak tutamak ve basamak yerlerindeki toprağı açmak, aÅŸağıdaki emniyetçiye çürük taÅŸ blokları düşürmemek için ter dökmek ve akıllıca davranmak gerekiyor. Bu arada emniyetçi de uzun süren bu iÅŸlemler sırasında sıcaktan geberiyor veya soÄŸuktan titriyor! Ee, geleneksel tırmanışın kolay olduÄŸunu kim söyledi? Takoza bereket, kaslara kuvvet!  

Murat da, bu arada, yukardaki resimde görülen büyük yüzün ortasındaki kulvardan iple inerek rota temizledi. Görünen o ki, yakında burada birden fazla ip boyuna sahip, alpin spor rotalar ortaya çıkacak. Her açılan rota, yapılan bolt masrafının yanısıra inanılmaz zahmetler ve gerçek ter dökme  ile oluyor… Daha yapacak çok iÅŸ, açılacak çok rota var.